TCMB politika faizini yüzde 37'de tutuyor, sıkı duruşu koruyor

TCMB politika faizini yüzde 37'de tutuyor, sıkı duruşu koruyor
TCMB faizi sabit tuttu

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, jeopolitik gelişmelerin enerji fiyatları, küresel büyüme ve enflasyon görünümü üzerindeki baskısının sürdüğü bir dönemde para politikasında sıkı çizgiyi koruyor. Kurul değerlendirmesi, iç talepte zayıf seyrin sürdüğüne, mayısta enflasyonun sınırlı yükseldiğine ve haziranda ana eğilimdeki düşüşün devam ettiğine işaret ediyor.

Öne Çıkanlar

  • TCMB Para Politikası Kurulu, 11 Haziran 2026'da politika faizini yüzde 37, gecelik borç verme faizini yüzde 40 seviyesinde sabit tutuyor.
  • Mayıs ayında yıllık enflasyon yüzde 32,61'e yükselirken, Haziran öncü verilerinde enflasyonun ana eğiliminde düşüşün sürdüğü görülüyor.
  • Martta cari açık aylık 9,7 milyar dolara, 12 aylık birikimli açık ise 39,7 milyar dolara çıktı; TCMB sıkı para politikasını koruyacak.

Kurul kararı ve makro görünüm

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın toplantı özetine göre Para Politikası Kurulu, 11 Haziran 2026 tarihli toplantısında bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37 seviyesinde sabit bırakıyor. Kurul, Merkez Bankası gecelik borç verme faiz oranını yüzde 40, gecelik borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5 düzeyinde koruyor.

Kurul, jeopolitik gelişmeler kaynaklı belirsizliklerin enerji arzı, tedarik zincirleri ve taşımacılık maliyetleri üzerinden küresel görünümü etkilemeye devam ettiğini belirtiyor. Buna bağlı olarak 2026 büyüme tahminleri birçok ekonomide aşağı yönlü güncellenirken, küresel enflasyon üzerinde emtia fiyatları kaynaklı risklerin arttığı ve gelişmiş ekonomilerde faiz artışı beklentilerinin güçlendiği ifade ediliyor.

Yurt içinde ilk çeyrekte gayrisafi yurt içi hasılanın yıllık yüzde 2,5, çeyreklik yüzde 0,1 arttığı, ancak verilerin iktisadi faaliyette yavaşlamaya işaret ettiği kaydediliyor. İkinci çeyreğe ilişkin öncü göstergeler de iç talepte zayıf seyrin sürdüğünü, sanayi üretiminde ana eğilimin zayıf kaldığını ve istihdamın nisan ayında çeyreklik ortalamaya göre gerilediğini gösteriyor.

Finansal koşullar tarafında perakende kredilerin dört haftalık ortalama büyümesinin 24 Nisan-5 Haziran döneminde yüzde 2,1'e gerilediği, TL mevduat ve ticari kredi faizlerinin yükseldiği aktarılıyor. TCMB ayrıca 23 Mayıs'ta zorunlu karşılık düzenlemesinde değişikliğe giderek tüketici, KOBİ ve KOBİ dışı TL kredi büyüme sınırlarını düşürüyor.

Enflasyon, dış denge ve politika etkisi

Mayısta tüketici fiyatları aylık yüzde 1,71 artarken yıllık enflasyon yüzde 32,61'e yükseliyor. Kurul, mayısta enflasyonun seyrinde ulaştırma hizmetleri, giyim ve işlenmiş gıda kalemlerinin öne çıktığını, nisan ayında artan ana eğilimin ise mayısta sınırlı gerilediğini değerlendiriyor.

Hazirana ilişkin öncü veriler, mevsimsellikten arındırılmış göstergelerde enflasyonun ana eğilimindeki düşüşün sürdüğüne işaret ediyor. İşlenmemiş gıda fiyatlarında sebze öncülüğünde gerileme görülürken, ulaştırma hizmetlerinde akaryakıt fiyatlarındaki düşüş ve bayram etkisinin zayıflamasıyla daha ılımlı bir seyir bekleniyor; çekirdek mallarda ise görece yatay görünüm öngörülüyor.

Dış denge tarafında martta cari açığın aylık 9,7 milyar dolar olduğu, 12 aylık birikimli açığın 39,7 milyar dolara çıktığı belirtiliyor. Buna karşın mayısta ihracatın arttığı, altın ithalatının sınırlı gerilediği ve mevcut verilerle 12 aylık cari açığın nisan ve mayısta daralmasının beklendiği ifade ediliyor.

Kurul, fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunun korunacağını ve dezenflasyon sürecinin talep, kur ve beklenti kanallarıyla güçleneceğini vurguluyor. Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması halinde para politikasının sıkılaştırılacağı, kredi ve mevduat piyasalarında öngörülmeyen gelişmeler yaşanırsa ilave makroihtiyati adımların devreye alınacağı belirtiliyor.

PPK özetlerinde haziran ayına ilişkin enflasyon görünümü değerlendirmesi, mevsimsellikten arındırılmış göstergelerde hizmet enflasyonunda yavaşlama ve temel mal fiyatlarında görece yatay seyrin öne çıktığını vurguluyordu. Yayınımızın önceki haberinde, akaryakıt fiyatlarındaki gerilemenin ulaştırma hizmetlerinde daha ılımlı bir görünüm yaratabileceği, sebze ve işlenmiş gıdada ise fiyat artış hızının yavaşlayabileceği belirtilirken; enflasyon beklentileri ve jeopolitik kaynaklı maliyet baskılarının dezenflasyon süreci açısından risk olmaya devam ettiği not edilmişti.

Bu materyal üçüncü taraf görüşlerini içerebilir, bu web sayfasındaki hiçbir veri ve bilgi Feragatnamemize göre yatırım tavsiyesi teşkil etmez. Katı Editoryal Dürüstlük ilkelerine bağlı kalmamıza rağmen, bu gönderi ortaklarımızın ürünlerine referanslar içerebilir.