Türkiye, düşük borçluluk vurgusuyla ekonomik dayanıklılık ve yatırım kapasitesini öne çıkarıyor
Küresel borçluluğun ve ticarette parçalanmanın öne çıktığı bir dönemde Türkiye, düşük borçluluk yapısını ekonomik şoklara karşı önemli bir tampon olarak konumlandırıyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İstanbul'daki Verona Avrasya Ekonomik Forumu'nda ülkenin lojistik, üretim, hizmet ihracatı ve demografik avantajlarını birlikte değerlendirerek büyüme kapasitesine dikkat çekiyor.
Öne Çıkanlar
- Şimşek, Türkiye'nin toplam borçluluk ve bütçe açığı oranlarının gelişmekte olan piyasaların ortalamasının sırasıyla üçte biri ve yarısı düzeyinde olduğunu vurguladı.
- Japonya, Endonezya, Körfez ülkeleri ve Kanada ile yeni serbest ticaret anlaşmaları müzakerede, mevcut 54 anlaşmayla Türkiye ticari ilişkilerini çeşitlendiriyor.
- Türkiye, 10 yıl vadeli ve 2 yıl geri ödemesiz, piyasa faizinin üçte biri düzeyinde yatırımlara finansman sağlayarak imalat ve teknolojiyi destekliyor.
Forumda öne çıkan ekonomik dayanıklılık mesajı
Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre Şimşek, MÜSİAD ile İbn Haldun Üniversitesinin desteğiyle İstanbul'da düzenlenen 19. Verona Avrasya Ekonomik Forumu'nda, Türkiye'nin toplam borçluluk düzeyinin düşük olmasının ekonomik şoklara karşı dayanıklılığı artırdığını söylüyor. Bakan, dünya genelinde toplam borcun küresel hasılaya oranının yüzde 300'ü, gelişmekte olan piyasalarda ise yüzde 230'u aştığını belirterek Türkiye'nin bu tabloda avantajlı bir konumda bulunduğunu ifade ediyor.Şimşek, Türkiye'nin bütçe açığının GSYH'ye oranının gelişmekte olan piyasaların küresel ortalamasının yaklaşık yarısı seviyesinde olduğunu, kamu borcunun GSYH'ye oranının ise bu ortalamanın yaklaşık üçte biri düzeyinde kaldığını belirtiyor. Düşük borçluluk sayesinde ekonomik şoklara yanıt verme kapasitesinin ve makul büyümeyi sürdürme imkanının daha yüksek olduğunu vurguluyor.
Bakan ayrıca küresel ticarette korumacılığın ve parçalanmanın yeni normal haline geldiğini, Türkiye'nin buna kurallara dayalı ticaret çerçevesinde daha fazla ortakla ilişkileri geliştirerek yanıt verdiğini ifade ediyor. Japonya, Endonezya, Körfez ülkeleri ve Kanada ile serbest ticaret anlaşmalarının müzakere edildiğini, Gümrük Birliği dahil mevcut 54 serbest ticaret anlaşmasının bulunduğunu kaydediyor.
Lojistik, üretim ve demografi büyüme alanları olarak öne çıkıyor
Şimşek, Türkiye'nin küresel ticaret ve lojistik ağlarındaki konumunu güçlendirmesinin önemine işaret ederek, THY'nin dünyada en fazla noktaya uçan hava yolu şirketi olduğunu ve güvenilir ortaklığın bağlantısallığı artırmaktan geçtiğini söylüyor. Pekin ile Londra arasındaki en hızlı bağlantılardan bazılarının Türkiye üzerinden sağlandığını, Çin'den UK'ye demir yoluyla yük taşınmasının 18 gün sürdüğünü ve Türkiye'nin enerji alanında da bölgesel merkez konumunda bulunduğunu belirtiyor.Üretim tarafında Türkiye'nin önemli bir merkez olduğunu söyleyen Şimşek, imalat sanayisinin kişi başına düşen GSYH'ye oranla oluşturduğu katma değerde Asya Kaplanları ile başa baş seviyede bulunduğunu ifade ediyor. Orta-yüksek ve yüksek teknolojili yatırımları desteklemek için yatırım taahhütlü avans kredisi sunduklarını, bu kapsamda piyasa faizinin yaklaşık üçte biri düzeyinde, 10 yıl vadeli ve 2 yıl geri ödemesiz finansman sağlandığını aktarıyor.
Hizmet ihracatında güçlü bir görünüm bulunduğunu, turizmin yanı sıra sağlık turizminin de hızla büyüdüğünü belirten Şimşek, Türk müteahhitlik sektörünün ENR'nin 2026 listesinde Çin'in ardından ikinci sırada yer aldığını hatırlatıyor. Türkiye'de 380 bin uluslararası öğrencinin eğitim gördüğünü, çalışma çağındaki nüfus artışının halen pozitif bölgede bulunması nedeniyle ülkenin önünde 18 ila 20 yıllık bir fırsat penceresi olduğunu söylüyor.
Şimşek, kadınların iş gücüne katılımını artırmaya dönük reform hedeflerine de işaret ediyor. Yapay zeka alanında hazırlıkları güçlendirmek için 5G, fiber altyapı ve enerji arzı için nükleer enerji yatırımlarının sürdüğünü, iklim değişikliğine karşı ise sulama altyapısı ile dayanıklı tarımsal üretime yatırım yapıldığını ifade ediyor. Türkiye'nin COP31'e ev sahipliği yapacağını hatırlatan Bakan, bu süreçte yeşil dönüşüm ve elektrifikasyon hedeflerinin hızlandırılacağını belirtiyor.
Bankacılık sektöründe 9 Ekim haftasına ilişkin BDDK verilerindeki kredi ve mevduat hareketleri, toplam kredi hacmi gerilerken tüketici kredilerinin arttığını ortaya koymuştu. Aynı dönemde takipteki alacakların yükselmesiyle sorunlu kredi stokunun 929 milyar TL’ye yaklaşması, aktif kalitesi ve risk maliyetlerinin yakından izlenmeye devam ettiğine işaret etmişti.
En Son GDP Haberleri
- Forex
- Crypto