Türkiye, yatırım teşvikleri ve vergi avantajlarıyla bölgesel merkez konumunu güçlendiriyor
Almanya'nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinde düzenlenen MÜSİAD toplantılarında Türkiye'nin yatırım ortamı, lojistik kapasitesi ve yeni teşvik çerçevesi uluslararası iş dünyasına tanıtılıyor. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, doğrudan yatırımlardaki payı kalıcı olarak yüzde 1,5'in üzerine çıkarma hedefini ve İstanbul merkezli yeni vergi avantajlarını öne çıkarıyor.
Öne Çıkanlar
- Türkiye'de imalat ve tarımsal üretimde kurumlar vergisi yüzde 25'ten yüzde 12,5'e indirildi, hizmet ihracatında ve ortak hizmet merkezlerinde sıfır vergi uygulaması başlatıldı.
- 2023'te Türkiye'de reel yatırımlar yüzde 11 arttı, mal ihracatı 273 milyar dolara, hizmet ihracatı ise 120 milyar doların üzerine yükseldi.
- Almanya merkezli şirketlerin operasyonlarını Türkiye'ye taşımasıyla, Almanya kaynaklı yatırımların Türkiye'deki stok değeri 26 milyar doları aşarak stratejik büyüme fırsatları sundu.
Yatırım teşvikleri ve vergi düzenlemeleri
Dunya.com'un aktardığına göre, Dağlıoğlu panelde Türkiye'nin son 20 yılı aşkın süredir uygulanan reformlar ve altyapı yatırımları sayesinde bölgesel yatırım ve ticaret merkezi haline geldiğini belirtiyor. Türkiye'nin havaalanları, limanları, köprüleri ve demir yolu yatırımlarıyla küresel tedarik zincirlerinde güçlü bir lojistik ağ kurduğunu söyleyen Dağlıoğlu, bu yapının ülkeyi uluslararası şirketler için vazgeçilmez kıldığını ifade ediyor.
Dağlıoğlu, Türkiye'nin 2003'ten bu yana yıllık ortalama yüzde 5,3 bileşik büyüme kaydettiğini, doğrudan yatırımlardan aldığı payı binde 2 seviyesinden yüzde 1'e taşıdığını ve uzun vadede bunu yüzde 1,5'in üzerine çıkarmayı hedeflediğini söylüyor. Geçen yıl reel yatırımların yüzde 11 arttığını, cari yılın ilk dört ayında da artış eğiliminin sürdüğünü aktaran Dağlıoğlu, yatırımcılar için liberal mevzuat ve kesintisiz reform döngüsünü öne çıkarıyor.
İstanbul Finans Merkezi bünyesinde transit ticarette vergi indiriminin yüzde 100'e çıkarıldığını belirten Dağlıoğlu, merkez içinde kurulacak tüzel kişiliklerle yürütülen işlemlerde sıfır vergi uygulanacağını kaydediyor. İmalat ve tarımsal üretimde kurumlar vergisinin yüzde 25'ten yüzde 12,5'e indirildiğini, hizmet ihracatında vergi indiriminin yüzde 100'e yükseltildiğini ve ortak hizmet merkezleri için de sıfır vergi döneminin başladığını ifade ediyor.
Sanayi, teknoloji ve Avrupa bağlantısı
Dağlıoğlu, Türkiye'nin üretim kapasitesi ve çeşitlendirilmiş sanayi altyapısı sayesinde uluslararası şirketler için bölgesel ihracat, AR-GE, inovasyon, satın alma ve yönetim merkezi işlevi gördüğünü söylüyor. Mal ihracatının 273 milyar dolara, hizmet ihracatının ise 120 milyar doların üzerine çıktığını belirten Dağlıoğlu, 20 yıl önce 9 üründe bulunan 1 milyar doların üzerindeki ihracat kapasitesinin bugün 53 ürüne yayıldığını vurguluyor.Teknoloji girişimleri için paya dönüştürülebilir borç araçlarına yasal zemin sağlandığını ve çalışan hisse opsiyonlarındaki gelir vergisi belirsizliklerinin giderildiğini belirten Dağlıoğlu, teknoparklar ve AR-GE merkezlerindeki vergi avantajlarının Türkiye'yi bölgesel teknoloji üssü haline getirdiğini ifade ediyor. Avrupa'da özellikle Almanya merkezli şirketlerin yüksek maliyet ve bürokrasi nedeniyle operasyonlarını Türkiye'ye taşıdığını söyleyen Dağlıoğlu, Türkiye'nin Avrupa şirketleri için güvenli ve sürdürülebilir bir üretim üssü sunduğunu kaydediyor.
Almanya'daki kuşak geçişi sorunu yaşayan şirketlerin Türk yatırımcılar için satın alma fırsatı oluşturduğunu belirten Dağlıoğlu, bu işlemlerin teknolojiye erişim ve Avrupa pazarında kalıcı konum açısından stratejik değer taşıdığını söylüyor. Almanya kaynaklı yatırımların Türkiye'deki stok değerinin 26 milyar doların üzerinde olduğunu ekleyen Dağlıoğlu, bu tablonun Alman şirketlerinin Türkiye'de büyümeyi sürdürdüğünü gösterdiğini dile getiriyor.
Türkiye piyasalarında haftalık görünümde BIST 100 endeksi yükselirken dolar ve avroda sınırlı artış, altın fiyatları ile yatırım ve emeklilik fonlarında ise gerileme öne çıkmıştı. Ayrıca daha önceki analizimizde EUR/TRY paritesinin önemli hareketli ortalamaların üzerinde kalarak yükseliş ivmesini koruduğunu, belirli bir bantta konsolidasyon ihtimali ve kısa vadede dalgalanma riskini vurgulamıştık.
- Forex
- Crypto