Türkiye ekonomi politikalarında üretken sektörleri desteklemeyi sürdürüyor
İstanbul'da düzenlenen bir politika programında konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye'nin üretim odaklı büyüme yaklaşımını sürdürdüğünü ve son yıllardaki küresel şoklara rağmen ekonominin direnç gösterdiğini söyledi. Yılmaz, enerji bağımsızlığı, savunma sanayisi ve demokratik istikrarın ekonomik kapasiteyi güçlendiren temel alanlar olduğunu vurguladı.
Öne Çıkanlar
- Türkiye ekonomisi son 23 yılda yüzde 5,3 büyüme oranı ile dünya ortalamasının üzerinde, kişi başına gelir 18 bin doların üzerine çıktı.
- Yaklaşık 100 milyar dolarlık ek harcamaya rağmen pandemi, savaşlar ve depremlerle oluşan krizlerden istikrar bozulmadan yeniden imar süreci tamamlandı.
- Enerjide dışa bağımlılık cari açığı baskılarken, savunma sanayi kapasitesini artırma ve yüksek katma değerli üretim ekonomik iyileşmenin ana odağında yer aldı.
Üretim odaklı büyüme ve yapısal dönüşüm mesajları
Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre Yılmaz, Cihannüma Derneği ile İslam Ülkeleri Akademisyenler ve Yazarlar Birliği işbirliğiyle düzenlenen "Türkiye Raporu: Alan Öngörüleri ve Politika Önerileri" programında, ekonomide üretimi ve sanayi ile tarımdaki üretken sektörleri destekleyen bir perspektifle hareket ettiklerini belirtiyor.Yılmaz, son 23 yılda dünya ekonomisinin ortalama yüzde 3,5 büyüdüğünü, Türkiye ekonomisinin ise aynı dönemde yüzde 5,3 büyüme kaydettiğini ifade ediyor. Son 6 yılda dünya ekonomisinin kümülatif olarak yüzde 19 büyüdüğünü, Türkiye'nin ise yüzde 35 büyüdüğünü söyleyen Yılmaz, kişi başına gelirin 3 bin 600 dolar seviyesinden geçen yıl itibarıyla 18 bin doların üzerine çıktığını dile getiriyor.
Pandemi, bölgesel savaşlar ve depremin ekonomi üzerinde önemli baskılar oluşturduğunu söyleyen Yılmaz, yaklaşık 100 milyar dolarlık ek harcamaya rağmen yeniden imar sürecinin tamamlandığını belirtiyor. Türkiye'nin bu dönemde krizleri istikrarını bozmadan yönettiğini savunan Yılmaz, ekonomide niteliksel dönüşüm başlattıklarını ve ülkenin son 23 yılda alt orta gelir grubundan üst orta gelir grubuna yükseldiğini kaydediyor.
Enerji, savunma ve demokratik istikrarın ekonomik etkisi
Yılmaz, dış politikada bağımsız hareket kabiliyetinin savunma sanayisindeki kapasiteyle yakından bağlantılı olduğunu ifade ediyor. Türkiye'de kısa süre önce yapılan NATO toplantısının başarılı bir organizasyon olduğunu söyleyen Yılmaz, savunma sanayisinde daha ileri bir noktaya ulaşmayı hedeflediklerini belirtiyor.Su ve enerji alanlarının stratejik önemine dikkat çeken Yılmaz, Türkiye'nin su zengini bir ülke olmadığını ve kişi başına düşen su tüketiminin arttığını söylüyor. Enerjide dışa bağımlılığın cari açık üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Yılmaz, kalıcı iyileşmenin yolunun hem sanayide katma değeri artırmaktan hem de enerjide bağımsızlığı güçlendirmekten geçtiğini vurguluyor.
Konuşmasının sonunda 15 Temmuz'a da değinen Yılmaz, darbelerin millet iradesini hedef aldığını ve demokratik düzene karşı gayri milli kalkışmalar olduğunu ifade ediyor. Son 23 yılda vesayetçi demokrasinin tasfiye edilerek normal demokrasiye geçildiğini söyleyen Yılmaz, toplumsal istikrarın siyasi ve ekonomik karar alma kapasitesini destekleyen temel unsurlardan biri olduğunu dile getiriyor.
Daha önce yayımladığımız Malatya’da zirai don sonrası kayısı üretiminin toparlanmasına ilişkin haberde, geçen yılın kayıplarının ardından bu sezon hasadın yeniden güçlendiğini ve Malatya’nın Türkiye kayısı üretimindeki payının %54’e ulaştığını aktarmıştık. Ayrıca kamu destekleriyle modern kurutma-kükürtleme yatırımlarının yaygınlaşması ve iklim risklerine karşı TARSİM sigortasının üretim sürdürülebilirliği açısından önemine dikkat çekmiştik.
En Son Turkey Haberleri
- Forex
- Crypto