İTO, Türkiye'nin yapay zeka teknolojileri geliştirmesini savunuyor
Türkiye'nin yapay zeka stratejisinde üretim kapasitesi, veri merkezi altyapısı ve enerji arzı başlıca rekabet unsurları olarak öne çıkıyor. İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, ülkenin dışa bağımlılığı azaltmak için kendi modellerini, çip tasarımlarını ve robotik teknolojilerini geliştirmesi gerektiğini söylüyor.
Öne Çıkanlar
- İTO Başkanı Şekib Avdagiç, Türkiye'nin yapay zeka teknolojilerinde küresel ambargo risklerinden kaçınmak ve teknoloji bağımsızlığı sağlamak için yerli altyapı geliştirmesi gerektiğini vurguladı.
- Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı kapsamında 2030'a kadar en az 1 gigavat veri merkezi kurulu gücü ve 10 milyar dolarlık özel sektör kaynağı hedefleniyor.
- Ağustos ayında yapay zeka odaklı HubX'in 1,2 milyar dolarlık ön yatırım değerlemesine ulaşması ile Turcorn sayısı 8'e çıkarken, girişim değerinin 100 milyar dolara yükseltilmesi hedefleniyor.
Yapay zeka altyapısı ve bağımsızlık çağrısı
Anadolu Ajansı'na konuşan İTO Başkanı Şekib Avdagiç, yapay zeka yarışının yalnızca yazılım ve algoritmalardan ibaret olmadığını, çip, GPU, veri merkezi, elektrik, soğutma, enerji depolama, robotik, sensörler, ileri malzeme ve savunma teknolojileriyle birlikte ele alınması gerektiğini belirtiyor. Avdagiç, Türkiye'nin küresel ambargo riskleriyle karşılaşmaması için kendi yapay zeka teknolojilerini üreten bir aşamaya geçmesi gerektiğini ifade ediyor.Avdagiç'e göre üstün yapay zeka modellerinin geliştirilmesi kadar bu modelleri çalıştıracak veri merkezi altyapısının kurulması da kritik önem taşıyor. Küresel rekabette yeni engellerin ortaya çıkabileceğini söyleyen Avdagiç, gelişmiş yapay zeka sistemlerine erişimin gelecekte gümrük tarifelerine benzer koşullara bağlanabileceği, hatta bazı ülkelerin kritik teknolojileri paylaşmayabileceği uyarısında bulunuyor.
Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde'ın geçen hafta yaptığı değerlendirmeleri hatırlatan Avdagiç, Avrupa'nın ABD menşeli yapay zeka teknolojilerine bağımlılığına ilişkin risklerin Türkiye için de dikkate alınması gerektiğini vurguluyor. Türkiye'nin yalnızca dışarıda geliştirilen sistemleri kullanan bir ülke olmaması gerektiğini söyleyen Avdagiç, "Yapay Zeka Vatan" yaklaşımının savunma sanayisindeki yerli üretim perspektifiyle benzer şekilde ele alınmasını istiyor.
2030 hedefleri ve ekonomi üzerindeki etkiler
Avdagiç, Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile duyurulan Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı'nı, ülkenin hedeflerini somut bir yol haritasına dönüştüren önemli bir adım olarak değerlendiriyor. Plan kapsamında 2030'a kadar veri merkezi kurulu gücünün en az 1 gigavat seviyesine çıkarılması, yapay zeka altyapılarında en az 10 milyar dolarlık özel sektör ağırlıklı kaynağın harekete geçirilmesi ve iki yıl içinde 5 milyon kişiye yapay zeka okuryazarlığı eğitimi verilmesi hedefleniyor.İş dünyasının bu dönüşüme katkı vermeye hazır olduğunu belirten Avdagiç, yapay zekanın üretimden ihracata, verimlilikten rekabet gücüne kadar ekonominin tüm alanlarında etkili olacağını ifade ediyor. Yapay zekanın Türkiye'nin yeniden sanayileşmesinin merkezinde yer alması gerektiğini söyleyen Avdagiç, bugünün fabrikasında insan, robot, yapay zeka, veri, sensör ve enerjinin birlikte çalıştığını vurguluyor.
Türkiye'de 114 teknoparkta yaklaşık 13 bin firmanın faaliyet gösterdiğini anımsatan Avdagiç, teknoloji girişimlerinin küresel şirketlere dönüşmesi gerektiğini kaydediyor. Ağustosta yapay zeka odaklı HubX'in 1,2 milyar dolarlık ön yatırım değerlemesine ulaşmasıyla Turcorn sayısının 8'e çıktığını aktaran Avdagiç, girişim sayısının 100 bine ve Turcorn'ların toplam değerlemesinin 100 milyar dolara çıkarılması hedefini destekliyor.
Avdagiç, savunma sanayisinde oluşan birikimin yapay zeka ile birleştiğinde tarım, lojistik, otomotiv, sağlık ve sanayi için önemli fırsatlar yaratabileceğini belirtiyor. Yapay zeka yarışında enerjinin belirleyici unsur olduğunu söyleyen Avdagiç, 2030'a kadar en az 1 gigavat veri merkezi kapasitesi hedefinin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda teknolojik egemenlik açısından da değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor.
Daha önce 2027-2029 Kamu Yatırım Programı kapsamında kamu yatırımlarının altyapı, enerji, tarım, sanayi, AR-GE ve dijitalleşme gibi alanlarda üretim, istihdam ve arz güvenliğini güçlendirecek şekilde önceliklendirildiğini aktarmıştık. Programın, özel sektörün üstlenmekte zorlanacağı ekonomik ve sosyal altyapı projelerini öne çıkarırken bölgesel kalkınma hedefiyle yatırımların illerin potansiyeli ve gelişmişlik farklarını azaltma kriterlerine göre dağıtılacağını vurgulamıştık.
En Son AI Haberleri
- Forex
- Crypto