Goldman Sachs, Türkiye rezervleri için 30 milyar dolarlık kayıp riskine işaret ediyor

Goldman Sachs, Türkiye rezervleri için 30 milyar dolarlık kayıp riskine işaret ediyor
Türkiye için rezerv uyarısı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın faiz kararının ardından para politikasındaki olası gevşemenin ekonomi programı üzerindeki etkileri yeniden tartışılıyor. Goldman Sachs, enflasyon görünümü, iç talep ve kredi büyümesinin yanı sıra rezervlerdeki gerilemenin önümüzdeki dönemin başlıca kırılganlık alanları arasında yer aldığını belirtiyor.

Öne Çıkanlar

  • Goldman Sachs raporuna göre Türkiye'nin rezervleri son 12 ayda değerleme etkisinden arındırılmış olarak 30 milyar U.S. doları azaldı.
  • Goldman Sachs, TCMB'nin faizleri toplantı bazında indirme stratejisinin ardışık ve otomatik indirimler anlamına gelmediğine dikkat çekiyor.
  • İç talepteki toparlanma ve maliye-para politikası gevşemesi, çekirdek enflasyondaki yavaşlamayı sınırlayarak enflasyonda belirgin düşüş alanını daraltıyor.

Rezervler ve faiz patikasına ilişkin değerlendirme

As reported by Dunya.com, citing Goldman Sachs, TCMB'nin faiz kararının ardından yayımladığı analizde bankanın enflasyon değerlendirmesinde daha yumuşak bir tona geçtiğini, ancak yüksek enerji fiyatlarının fiyatlar üzerinde yukarı yönlü risk yaratmayı sürdürdüğünü belirtiyor. Kurum, faizlerin sabit tutulmasını beklerken faiz indirimlerinin toplantı bazında değerlendirildiğine dikkat çekiyor ve bunun ardışık toplantılarda aynı ölçekte indirimlerin otomatik olarak süreceği anlamına gelmediğini vurguluyor.

Analizin öne çıkan bölümünde Türkiye'nin rezerv görünümü yer alıyor. Goldman Sachs, son 12 aylık dönemde değerleme etkilerinden arındırılmış rezervlerin 30 milyar U.S. doları azaldığını bildiriyor ve faizlerin düşmesiyle birlikte seçim bağlantılı risklerin öne çıkması halinde bu kayıpların sürebileceği uyarısında bulunuyor.

İç talep, çekirdek enflasyon ve kredi büyümesi

Goldman Sachs, TCMB'nin iç talebin zayıf seyrettiği yönündeki değerlendirmesine genel olarak katılıyor, ancak kendi ekonomik aktivite göstergesinin talepte hızlanmaya işaret ettiğini söylüyor. Bankaya göre iç talepteki güçlenme ile maliye ve para politikalarındaki gevşeme, çekirdek enflasyondaki yavaşlamayı sınırlayabiliyor ve bu da enflasyonda daha belirgin bir düşüş için alanı daraltıyor.

Önümüzdeki aylarda izlenecek bir diğer başlık kredi büyümesi olarak öne çıkıyor. Goldman Sachs, TCMB'nin para politikasında gevşemeye gittiği dönemlerde kredi büyümesinin hızlanma eğilimi gösterdiğini hatırlatıyor; bu nedenle faiz indirimlerinin kredi talebi, kredi hacmi, rezervler ve genel ekonomi programı üzerindeki etkileri yakından takip ediliyor.

Daha önce yayımladığımız haberde TCMB’nin toplam rezervlerinde 9 Ekim haftasında yön değişimi yaşandığına dair hesaplamaları ele almış, resmi verilerle teyit edilmesi halinde altı haftalık düşüş serisinin sona erebileceğini not etmiştik. Haberde, rezervlerdeki olası artışın Merkez Bankası’nın bilanço gücü ve döviz likiditesi açısından piyasaların yakından izlediği kritik göstergeler arasında yer aldığı vurgulanmıştı.

Bu materyal üçüncü taraf görüşlerini içerebilir, bu web sayfasındaki hiçbir veri ve bilgi Feragatnamemize göre yatırım tavsiyesi teşkil etmez. Katı Editoryal Dürüstlük ilkelerine bağlı kalmamıza rağmen, bu gönderi ortaklarımızın ürünlerine referanslar içerebilir.