Türkiye'de yenilenebilir üretim artışı enerji ithalatını düşürüyor

Türkiye'de yenilenebilir üretim artışı enerji ithalatını düşürüyor
Yenilenebilir üretimde rekor

Küresel enerji fiyatlarının Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanma sonrası yükseldiği dönemde, Türkiye'de mart ayında elektrik üretiminin yüzde 65'i yenilenebilir kaynaklardan karşılandı. Yüksek yağışların desteklediği hidroelektrik üretimi ve rüzgar ile güneşteki artış, doğal gazın elektrik üretimindeki payını son 9 yılın en düşük seviyesine indiriyor.

Öne Çıkanlar

  • Mart 2024'te hidroelektrik üretiminin toplam payı yüzde 36'ya, barajlı santrallerde kapasite faktörü yüzde 45'e çıkarak rekor kırdı.
  • Doğal gazdan elektrik üretimi, martta geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 61 azalırken, toplam üretimdeki payı yüzde 7 ile son 9 yılın en düşük seviyesinde gerçekleşti.
  • Artan yenilenebilir enerji üretimi martta yaklaşık 185 milyon dolarlık enerji ithalatını önlerken, toptan elektrik fiyatları yüzde 24, elektrik faturaları yüzde 10 geriledi.

Mart üretim dengesi ve kaynak dağılımı

Dunya.com'un aktardığına göre, yenilenebilir kaynakların sistemdeki ağırlığının artması Türkiye'nin enerji ithalatı faturasını aşağı çekiyor ve mart ayında hidroelektrik üretimi bu tabloda belirleyici rol oynuyor. Hidroelektrik santrallerinin toplam üretimdeki payı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 19'dan yüzde 36'ya yükselirken, hidroelektrikten üretim yaklaşık iki katına çıkıyor ve barajlı santrallerde kapasite faktörü yüzde 45 ile mart ayı rekoruna ulaşıyor.

Hidroelektrikteki yükseliş, doğal gaz santrallerinin üretimdeki payını keskin biçimde geriletiyor. Doğal gazdan elektrik üretimi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 61 azalırken toplam üretimdeki payı yüzde 7'ye iniyor; bu oran aylık bazda son 9 yılın en düşük seviyesi olarak öne çıkıyor.

Güneş enerjisinin üretimdeki payı yüzde 11'e ulaşırken, rüzgar santrallerinde kapasite faktörü yüzde 33 ile normal seviyelerde kalıyor. Buna karşın kurulu güçteki yüzde 14'lük artışın etkisiyle rüzgarın üretimdeki payı yüzde 12,5'e yükselerek en yüksek mart ayı seviyesine çıkıyor ve ocak ile şubatta olduğu gibi martta da elektriğin yüzde 23,4'ü rüzgar ve güneşten sağlanıyor.

Faturalar ve enerji ithalatına etkisi

Doğal gaz kullanımındaki düşüş sayesinde mart ayında yaklaşık 185 milyon dolarlık enerji ithalatı önleniyor. Aynı dönemde ithal kömür santrallerinin payı yüzde 15'e gerilerken, yerli kömür santrallerinin payı yüzde 12,3 seviyesinde yatay seyrediyor.

Uluslararası enerji düşünce kuruluşu Ember'de Enerji Analisti Çağlar Çeliköz, doğal gaz fiyatlarının küresel savaşın etkisiyle geçen yıla göre yüzde 25 yüksek seyrettiği bu dönemde yenilenebilir kaynakların devreye girmesinin Türkiye'nin enerji faturasını azaltmak açısından kritik önem taşıdığını söylüyor. Çeliköz, mart 2026'da geçen yılın aynı dönemine göre toptan elektrik fiyatlarının yüzde 24, elektrik faturalarının ise yüzde 10 düştüğünü belirtiyor.

Ancak Çeliköz'e göre yüksek yağışların yarattığı olumlu görünüm kalıcı olmayabilir. Son 30 yıldaki kuraklıkların Türkiye'ye yıllık ortalama 1,8 milyar dolarlık ek enerji ithalatı maliyeti getirdiğini vurgulayan Çeliköz, enerji planlamasında kuraklık riskinin merkeze alınması gerektiğini ifade ediyor; rüzgar ve güneş ağırlıklı politikaların ise enerji ithalatı ile elektrik faturalarını daha da düşürebileceğini kaydediyor.

Mersin’in tarım ve gıdada artan maliyetler ile iklim değişikliği ve su stresi kaynaklı risklerle karşı karşıya olduğunu daha önce aktarmıştık. Haberde, kentin güçlü üretim ve lojistik kapasitesine rağmen küçük üreticiyi destekleyecek politikalar, Ar-Ge ve paydaş iş birliği olmadan orta-uzun vadede kırılganlıkların büyüyebileceği; bunun da gıda fiyatları ve arz güvenliği üzerinde baskı yaratabileceği vurgulanıyordu.

Bu materyal üçüncü taraf görüşlerini içerebilir, bu web sayfasındaki hiçbir veri ve bilgi Feragatnamemize göre yatırım tavsiyesi teşkil etmez. Katı Editoryal Dürüstlük ilkelerine bağlı kalmamıza rağmen, bu gönderi ortaklarımızın ürünlerine referanslar içerebilir.