Türkiye orta vadeli programı mevcut çerçeveyi koruyor

Türkiye orta vadeli programı mevcut çerçeveyi koruyor
Orta Vadeli Program sabit

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Merkez Bankası'nın olası adımlarının ve küresel gelişmelerin ekonomi yönetiminin değerlendirmelerinde izlenmeye devam ettiğini söylüyor. Yılmaz, Orta Vadeli Program'ın her yıl eylülde güncellendiğini belirtirken programın ana çerçevesinde bir kesinti öngörülmediğini vurguluyor.

Öne Çıkanlar

  • Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Merkez Bankası'nın mayıs ayında yapacağı faiz kararı açıklamasının yakından izleneceğini belirtti.
  • Orta Vadeli Program her yıl eylül ayında güncellenecek; makroekonomik tahminler, dünya ve Türkiye'deki gelişmelere göre revize edilecek.
  • Programda herhangi bir kesinti olmayacağı açıklandı; ekonomi yönetimi mevcut çerçeveye bağlı kalarak hedeflere ulaşmada istikrar mesajı verdi.

Para politikası ve program takvimi

Dunya.com'un aktardığına göre Yılmaz, TBMM'deki 23 Nisan Resepsiyonu'nda Merkez Bankası'nın faiz kararına ilişkin değerlendirmesinde mayıs ayında bankanın nasıl bir açıklama yapacağını göreceklerini belirtiyor.

Yılmaz, Orta Vadeli Program'ın her yıl eylül ayında güncellendiğini, bu aşamaya gelindiğinde hem dünyadaki hem de Türkiye'deki gelişmelerin etkilerinin daha sağlıklı görülebileceğini ifade ediyor. Bu çerçevede makroekonomik tahminlerin söz konusu gelişmelere göre güncelleneceğini söylüyor.

Ekonomi yönetiminin çerçevesi ve olası etkiler

Programda kesinti olup olmayacağına ilişkin soruya Yılmaz, böyle bir durumun söz konusu olmadığını belirtiyor. Ekonomi yönetiminin genel çerçevenin belli olduğunu ve bu istikamette ilerlediğini ifade ediyor.

Yılmaz'a göre dış etkiler, program doğru olduğu sürece belirli dönemlerde olumlu ya da olumsuz sonuçlar doğurabiliyor. Ancak programa bağlı kalınmasının hedeflere ulaşma açısından temel unsur olduğunu söylemesi, ekonomi politikasında süreklilik mesajı olarak öne çıkıyor.

Daha önce TCMB’nin yılın üçüncü PPK toplantısında politika faizini %37’de sabit tutmasını ve gecelik faiz koridorunu değiştirmeden parasal sıkılığı koruma mesajı vermesini ele almıştık. O değerlendirmede, piyasanın politika faizinden çok fiili fonlama maliyetine (yaklaşık %40) odaklandığını ve jeopolitik riskler ile enerji fiyatlarının enflasyon görünümüne etkisinin yakından izlendiğini aktarmıştık.

Bu materyal üçüncü taraf görüşlerini içerebilir, bu web sayfasındaki hiçbir veri ve bilgi Feragatnamemize göre yatırım tavsiyesi teşkil etmez. Katı Editoryal Dürüstlük ilkelerine bağlı kalmamıza rağmen, bu gönderi ortaklarımızın ürünlerine referanslar içerebilir.