İTO, ekonomi programında kur ve dış ticaret rejiminin gözden geçirilmesini istiyor

İTO, ekonomi programında kur ve dış ticaret rejiminin gözden geçirilmesini istiyor
İTO'dan ekonomi vurgusu

Bölgesel savaşın iç ve dış ekonomik dengeleri değiştirdiği bir dönemde İstanbul Ticaret Odası, mevcut ekonomi programında iş dünyasının sürdürülebilirliğini destekleyecek güncellemeler yapılması gerektiğini savunuyor. İTO Başkanı Şekib Avdagiç, enflasyonla mücadele korunurken kur politikası, ihracat rejimi ve ithalat rejiminde ince ayar yapılmasının 2026 hedefleri açısından önem taşıdığını söylüyor.

Öne Çıkanlar

  • İTO Başkanı Avdagiç, kur politikası ve dış ticaret rejiminin enflasyonla mücadele korunurken hızla güncellenmesini ve yeni bir çerçeve oluşturulmasını talep ediyor.
  • 2026 için 410 milyar dolarlık ihracat hedefi korunurken, yılın ilk çeyreğinde kur yüzde 3 artarken enflasyon kümülatif yüzde 10 yükseldi.
  • Avdagiç, AB ile Gümrük Birliği'nin güncellenmesini vizeden önemli bulup, sanayi teşviklerinin orta ölçekli şirketlere de yayılmasını ve enerji çeşitlendirmesinin sürmesini istiyor.

İş dünyasının ekonomi programı talepleri

Dunya.com'un aktardığına göre İTO Başkanı Şekib Avdagiç, ekonomi yönetiminin üç yılı aşkın süredir yürüttüğü politikalarla Türkiye'nin döviz rezervleri ve dış fon tedariki alanında daha makul bir noktaya geldiğini belirtiyor. Ancak Avdagiç, bölgesel savaşın yarattığı yeni koşullar nedeniyle bugüne kadar finans ve rezerv ağırlıklı sürdürülen politikaların iş dünyasının beklentileri de dikkate alınarak güncellenmesi gerektiğini ifade ediyor.

Avdagiç, Merkez Bankasının faiz kararının tek başına ele alınmasının yeterli olmayacağını, ekonomi süreçlerinin bütüncül şekilde değerlendirilmesi gereken bir döneme girildiğini söylüyor. Enflasyonla mücadelenin korunması gerektiğini vurgulayan Avdagiç, buna rağmen kur politikası ile ihracat ve ithalat rejiminin yeniden gözden geçirilmesini, tüm unsurları içeren yeni bir çerçevenin hızlı biçimde hayata geçirilmesini istiyor.

İTO Başkanı, Türkiye'de mal ihracatının ithalatın yüzde 75'inin altına düşmemesi gerektiğini, 2026'da bu oranın yüzde 69 seviyesinde bulunduğunu belirtiyor. Yılın ilk çeyreğinde kurdaki yaklaşık yüzde 3 artışa karşılık enflasyonda kümülatif yüzde 10 yükseliş yaşandığını hatırlatan Avdagiç, 2026 için belirlenen 410 milyar dolarlık mal ve hizmet ihracatı hedefinin korunmasını kritik görüyor.

Sanayi teşvikleri, AB uyumu ve enerji dayanıklılığı

Avdagiç, sanayide dönüşümün kısa vadede sonuç vermediğini, yatırım kararından ürünün piyasaya çıkışına kadar geçen sürenin 1,5 ila 3 yıl arasında değiştiğini belirtiyor. YTAK ve HIT-30 gibi teşvik paketlerini doğru tasarlanmış adımlar olarak niteleyen Avdagiç, uygulamanın büyük ölçüde en büyük ölçekli şirketlere odaklandığını, orta büyüklükteki işletmeler için de pay ayrılarak teşvik tabanının genişletilmesi gerektiğini söylüyor.

AB ile ticarette Gümrük Birliği'nin güncellenmesini vizeden daha önemli gören Avdagiç, Türkiye'nin ithalatta AB rejimine tabi olurken ihracatta aynı avantajlara erişemediğini dile getiriyor. AB'nin üçüncü ülkelerle yaptığı anlaşmaların Türkiye açısından asimetrik sonuçlar doğurduğunu belirten Avdagiç, ithalat tarafındaki uyumun ihracat tarafında da karşılık bulması gerektiğini ifade ediyor.

Enerjide yerli üretim ve çeşitlendirme adımlarının Türkiye'yi daha dayanıklı hale getirdiğini söyleyen Avdagiç, güneş ve rüzgar yatırımlarında Türkiye'nin Avrupa'nın önde gelen ülkeleri arasında yer aldığını kaydediyor. Yenilenebilir enerjinin bazı günler toplam üretimde yüzde 50'yi aştığını belirten Avdagiç, doğal gaz ve petrolde yerli üretimin artmasının dış şoklara karşı koruma sağladığını, buna karşın Orta Doğu'daki savaş nedeniyle Körfez ülkelerine ihracatta düşüş yaşandığını ve bu kaybın kısa sürede telafi edilmesinin zor olduğunu söylüyor.

Avdagiç, savunma sanayisinde mevcut altyapının yeni dönemde daha fazla önem kazandığını, şirketlerin üretim kabiliyetini artırmaya yöneldiğini ifade ediyor. Asgari ücrette ara zam beklentilerine ilişkin olarak ise mevcut uygulamanın korunmasının daha makul olacağını belirtiyor.

Daha önce Türkiye’nin yatırımcılar ve ihracatçılar için duyurduğu yeni vergi teşvikleri paketini ele almıştık. Bu kapsamda İstanbul Finans Merkezi’nde transit ticaret ve yurt dışı aracılık kazançlarında kurumlar vergisi avantajının genişletilmesini, merkez dışındaki transit ticarete yönelik vergi istisnalarını ve ihracatçı şirketler için düşürülen kurumlar vergisi oranlarını öne çıkarmıştık. Ayrıca tek durak büro uygulaması ile yurt dışı gelir ve varlık transferlerine ilişkin düzenlemelerin sermaye girişi ve yatırım ortamına olası etkilerini değerlendirmiştik.

Bu materyal üçüncü taraf görüşlerini içerebilir, bu web sayfasındaki hiçbir veri ve bilgi Feragatnamemize göre yatırım tavsiyesi teşkil etmez. Katı Editoryal Dürüstlük ilkelerine bağlı kalmamıza rağmen, bu gönderi ortaklarımızın ürünlerine referanslar içerebilir.