Türkiye piyasalarında Fed beklentileri ve Orta Doğu gerilimi fiyatlamayı değiştiriyor

Türkiye piyasalarında Fed beklentileri ve Orta Doğu gerilimi fiyatlamayı değiştiriyor
Piyasalarda yeni fiyatlama

Küresel risk iştahındaki zayıflama, güçlü U.S. istihdam verileri ve Orta Doğu'daki gerilimle birlikte Türkiye piyasalarında döviz, altın, hisse senedi ve petrol fiyatlaması yeniden şekilleniyor. Dolar/TL gün içinde 46,30 seviyesini test ederek rekorunu yenilerken, yatırımcıların odağı hem Fed'in faiz patikasına hem de TCMB'nin perşembe günü açıklayacağı faiz kararına çevriliyor.

Öne Çıkanlar

  • Dolar endeksi 100 civarında kalırken, U.S. ekonomisi Mayıs'ta 172 bin istihdam yarattı ve işsizlik oranı yüzde 4,3'te sabit kaldı; Fed'in yıl sonuna doğru faiz artırımı beklentileri U.S. tahvil faizlerini yukarı taşıyor.
  • Orta Doğu'daki gerilimin etkisiyle Brent petrol 98 doların üzerine çıktıktan sonra 94 doların altına gerilerken, OPEC+ temmuzdan itibaren günlük üretimi 188 bin varil artırma kararı aldı.
  • Türkiye'de dolar/TL 46,30 ile tarihi zirvesini test ederken, BIST 100 endeksi 13.900 puanı aşarak kayıplarını telafi ediyor; TCMB'nin perşembe günkü faiz kararı piyasada kritik başlık olarak öne çıkıyor.

Küresel veri akışı ve jeopolitik gerilim fiyatlamayı belirliyor

Dünya.com'un aktardığına göre, doların küresel ölçekte güç kazanması ve U.S. ekonomisinin yüksek faiz ortamına rağmen dirençli görünmesi, gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde baskıyı artırıyor. Dolar endeksi geçen haftaki yükselişin ardından 100 seviyesi civarında kalırken, Mayıs ayında U.S. ekonomisinin 172 bin kişilik yeni istihdam yaratması ve işsizlik oranının yüzde 4,3 seviyesinde sabit kalması, piyasada Fed'in yıl sonuna doğru faiz artırabileceği beklentisini güçlendiriyor.

Bu beklenti U.S. tahvil faizlerini de yukarı taşıyor. 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,55'e, 2 yıllık tahvil faizi ise yüzde 4,18'e çıkarken, yükselen faizler özellikle teknoloji hisselerinde satış baskısı yaratıyor; S&P 500 haftayı yüzde 2,6 düşüşle kapatıyor, Nasdaq 100 yaklaşık yüzde 5 geriliyor ve yarı iletken endeksi yüzde 10 düşüşe giriyor.

Altın tarafında ise yıl boyunca süren güçlü rallinin ardından sert bir düzeltme yaşanıyor. Ons altın geçen hafta yaklaşık yüzde 5 değer kaybederek iki ayın en düşük seviyelerine inerken, haftanın ilk işlem gününde 4 bin 300 doların altını görüyor, ardından U.S.-İsrail-İran hattındaki görüşmelerin etkisiyle 4 bin 350 dolar civarında dengeleniyor; gram altın da gün içinde 6 bin 337 liraya kadar geriledikten sonra yeniden 6 bin 411 liranın üzerine çıkıyor.

Petrol piyasasında da haber akışı oynaklığı artırıyor. İsrail'in Beyrut'a yönelik süren saldırıları, İran'ın misillemesi ve İsrail'in İran'daki enerji tesisini hedef alması arz endişelerini güçlendirirken, Brent petrol 98 doların üzerine çıkıyor; ardından Orta Doğu'dan gelen daha olumlu haberlerle 94 doların altına geriliyor. OPEC+ ise temmuzdan itibaren günlük üretim hedefini 188 bin varil artırma kararı alıyor, ancak Hürmüz Boğazı kapalı kaldığı sürece bu artışın etkisinin sınırlı kalacağı değerlendiriliyor.

Türkiye varlıklarında kur, Borsa İstanbul ve TCMB beklentileri öne çıkıyor

Türkiye tarafında dolar/TL 46,05-46,38 bandında işlem görürken 46,30 seviyesini test ederek tarihi zirvesini yeniliyor. BIST 100 endeksi haftanın ilk işlem gününe yüzde 0,76 düşüşle 13 bin 590 puandan başlıyor, açılış sonrası 13 bin 580 seviyelerine kadar gerilese de daha sonra toparlanarak gün içinde 13 bin 900 puanı aşıyor.

Piyasada kısa vadeli yön açısından perşembe günü açıklanacak TCMB faiz kararı kritik başlık olarak öne çıkıyor. Mayıs enflasyonunun beklentilerin sınırlı üzerinde gelmesinin ardından, karar metninde sıkı para politikası duruşu, enflasyon görünümü ve likidite koşullarına ilişkin mesajlar yakından izleniyor.

Uluslararası kurumların beklentileri ise farklılaşıyor. Citi, Mayıs enflasyon verilerinin ardından yayımladığı değerlendirmede TCMB'nin politika faizini sabit bırakmasını bekliyor ve yılın ikinci yarısında faiz indirimi alanının piyasanın öngördüğünden daha sınırlı olduğunu vurguluyor; banka yıl sonu politika faizini yüzde 35 olarak öngörüyor. Garanti BBVA Research ise Orta Doğu'daki jeopolitik gerilim, artan enflasyon riskleri, iç siyasi gelişmeler ve finansal istikrar kaygılarını gerekçe göstererek TCMB'nin bu hafta politika faizini 300 baz puan artırmasını bekliyor.

Küresel taraftaki dalgalanmanın yatırımcı davranışına yansıdığı diğer bir başlık da Japon sermaye akımları oluyor. Japonya Maliye Bakanlığı verileri, yatırımcıların Mayıs ayında 2,72 trilyon yen tutarında yabancı hisse senedi satışı yaptığını, bunun Nisan 2021'den bu yana en büyük net çıkış olduğunu gösteriyor. Bu tablo, teknoloji odaklı rallinin aşırı değerlendiğine ilişkin kaygılar ve Orta Doğu kaynaklı riskten kaçış eğiliminin küresel sermaye akımlarında daha savunmacı bir pozisyonlamayı desteklediğine işaret ediyor.

Daha önce paylaştığımız haftalık yatırım araçları performansı değerlendirmesinde BIST 100’ün sınırlı yükseldiğini, dolar/TL’nin hafif arttığını; buna karşılık gram altın ve avro/TL’nin gerilediğini belirtmiştik. Aynı çalışmada yatırım ve emeklilik fonlarının değer kazandığını, kategoriler içinde en güçlü getirinin hisse senedi fonlarında görüldüğünü vurgulamıştık. Bu tablo, yeni haberde öne çıkan kur hareketi, Borsa İstanbul’daki dalgalanma ve TCMB beklentilerinin fiyatlara nasıl yansıdığını okumak için yakın dönemli bir referans sunuyor.

Bu materyal üçüncü taraf görüşlerini içerebilir, bu web sayfasındaki hiçbir veri ve bilgi Feragatnamemize göre yatırım tavsiyesi teşkil etmez. Katı Editoryal Dürüstlük ilkelerine bağlı kalmamıza rağmen, bu gönderi ortaklarımızın ürünlerine referanslar içerebilir.