TEPAV, Türkiye'de yıl sonu enflasyonunun hedefin üzerinde kalabileceği uyarısı yaptı
TEPAV Para Politikası Çalışma Grubu'nun Haziran 2026 tarihli değerlendirme notu, Türkiye'de enflasyondaki katılığın sürdüğüne ve fiyat baskılarının kalıcılaştığına işaret ediyor. Notta, mevcut koşullar altında yıl sonu enflasyonunun güncellenen hedeflerin oldukça üzerinde gerçekleşebileceği ve para politikasının tek başına yeterli olmayabileceği vurgulanıyor.
Öne Çıkanlar
- Mayıs 2026 itibarıyla yıllık tüketici enflasyonu yüzde 32,6 seviyesinde gerçekleşti; son 11 ayda enflasyon yüzde 30,9-33,5 bandında seyretti.
- TEPAV, para politikası çerçevesinin korunmasını ve gecelik borç verme faizinin yüzde 40, repo faizinin yüzde 37, borçlanma faizinin yüzde 35,5'te sabit tutulmasını önerdi.
- Orta Doğu'daki savaş, enerji ve taşımacılık maliyetlerini artırarak enflasyon riskini yükseltiyor; TEPAV kapsamlı vergi reformu ve kamu harcamalarının yeniden yapılandırılmasını öneriyor.
Haziran notunda enflasyon görünümü
Dünya.com'un aktardığına göre, TEPAV Para Politikası Çalışma Grubu'nun Haziran 2026 tarihli 28'inci Para Politikası Değerlendirme Notu, Mayıs 2026 itibarıyla yıllık tüketici enflasyonunun yüzde 32,6 düzeyinde gerçekleştiğini belirtiyor. Değerlendirmede, yıllık enflasyonun son 11 aydır yüzde 30,9 ile yüzde 33,5 arasında dar bir bantta seyrettiği ve beklentilerin istenen düzeyde çıpalanamadığı ifade ediliyor.Notta, bu tablonun fiyatlama davranışlarında atalete yol açtığı ve enflasyonla mücadelede ilerlemeyi zorlaştırdığı kaydediliyor. Merkez Bankası Kanunu'nun 42'nci maddesine atıf yapılarak, ilan edilen hedeflere belirlenen sürelerde ulaşılamama ihtimali doğduğunda nedenlerin ve alınacak önlemlerin kamuoyuna açıklanması gerektiği hatırlatılıyor.
Para Politikası Çalışma Grubu, sonuç bölümünde mevcut para politikası çerçevesinin korunmasını tavsiye ediyor. Bu kapsamda gecelik borç verme faizinin yüzde 40'ta, bir hafta vadeli repo faizinin yüzde 37'de ve gecelik borçlanma faizinin yüzde 35,5'te sabit tutulması öneriliyor.
Maliyet baskıları ve programın eksikleri
Değerlendirme notu, Orta Doğu'da devam eden savaşın enerji, emtia ve uluslararası taşımacılık maliyetleri üzerindeki etkilerinin enflasyon açısından ek risk oluşturduğunu vurguluyor. Küresel belirsizliklerin sürdüğü, ekonomi programına yönelik toplumsal şikayetlerin arttığı ve bu gelişmelerin dezenflasyon sürecini zorlaştırdığı belirtiliyor.TEPAV'a göre temel sorun, mevcut ekonomi programının önemli eksikler içermesi ve programın sürdürülebilirliğine ilişkin soru işaretlerinin giderilememesi. Notta, ekonomik istikrar için adil ve hızlı işleyen bir yargı sistemi, hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesi ve demokratik değerlere saygının artırılması gerektiği ifade ediliyor.
Ayrıca maliye politikasının enflasyonla mücadeleyi desteklemesi için kapsamlı vergi reformu, kayıt dışılıkla mücadele, kamu harcamalarının yeniden yapılandırılması ve bütçe açığını azaltacak adımlar öneriliyor. Değerlendirmede, daha geniş toplum kesimlerince benimsenebilecek yeni bir kalkınma stratejisine ihtiyaç bulunduğu da kaydediliyor.
Yayınımızın daha önce ele aldığı Orta Doğu’daki savaşın enflasyona etkisi değerlendirmesinde, petrol ve diğer enerji/emtia fiyatlarındaki sıçramanın Türkiye’de fiyatlar genel düzeyine en az 5 puan ilave baskı yarattığı vurgulanmıştı. Aynı çerçevede, şokun dış ticaret, cari denge ve finansal istikrar kanalları üzerinden de riskleri artırdığı, ekonomi yönetiminin ise rezerv birikimi ve senaryo temelli yaklaşımla bu etkileri sınırlamaya çalıştığı aktarılmıştı.
En Son Turkey Haberleri
- Forex
- Crypto