Orta Doğu ateşkes beklentisi enerji ve Türkiye varlıklarında rahatlama fiyatlamasını hızlandırıyor
Orta Doğu hattında tansiyonun düşeceğine ve Hürmüz Boğazı'nda geçişlerin yeniden başlayacağına yönelik beklenti, küresel piyasalarda risk iştahını artırıyor. Bu görünüm petrol, döviz, tahvil, hisse senedi ve Türkiye varlıklarında eş zamanlı bir yeniden fiyatlamaya yol açarken, hareketlerin kalıcılığı enerji akışının ne kadar hızlı normale döneceğine bağlı kalıyor.
Öne Çıkanlar
- Brent petrol, barış açıklamaları sonrası arz riskinin azalmasıyla gün içinde 82 dolara kadar gerilerken, savaş öncesinin yüzde 13 üzerinde kalıyor.
- Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi 225 baz puana düşüp 26 Şubat'tan bu yana en düşük seviyeye inerken, BIST 100 endeksi dolar bazında 309,5 puanı test ediyor.
- Altın yüzde 2'den fazla artışla 4.315 dolara, bakır ton başına 13.883 dolara yükselirken, zayıflayan dolar ve azalan büyüme kaygıları emtia talebini destekliyor.
Enerji, döviz ve emtiada yeni denge arayışı
Dunya.com'un aktardığına göre, barışa yönelik açıklamalar sonrası piyasalarda ilk ve en güçlü tepki petrol fiyatlarında görülüyor. Hürmüz Boğazı kaynaklı arz kesintisi riskinin azalacağı beklentisiyle Brent petrol gün içinde 82 dolar seviyelerine kadar geriliyor, ancak savaş öncesindeki 27 Şubat 2026 tarihli 72,48 dolar düzeyinin halen yaklaşık yüzde 13 üzerinde bulunuyor.Savaş sürecinde 120 dolara yaklaşan Brent petrolün 11 Haziran sonrasında 90 doların altına indiği, son fiyatlamada ise jeopolitik risk priminin çözülmesiyle daha sert geri çekildiği görülüyor. Petroldeki düşüş, yalnızca enerji maliyetleri açısından değil, savaş boyunca yükselen enflasyon ve faiz artışı kaygılarının hafiflemesi bakımından da önem taşıyor.
Altın tarafında ise daha karmaşık bir görünüm öne çıkıyor. Jeopolitik risklerin azalması normalde güvenli liman talebini zayıflatacak olsa da, düşen dolar ve azalan faiz artışı beklentileri spot altını destekliyor; ons fiyatı yüzde 2'nin üzerinde artışla 4 bin 315 dolara, gün içinde ise 4 bin 380 doların üzerine çıkıyor. Gümüş de benzer şekilde toparlanarak yüzde 5 artışla 72 dolar seviyesine yükseliyor.
Güvenli liman talebinin zayıflamasıyla dolar endeksi de geriliyor. Euro, sterlin ve Japon yeni dolar karşısında güç kazanırken, Sydney merkezli ATFX Global'in baş piyasa stratejisti Nick Twidale önümüzdeki birkaç seansta dolar üzerindeki baskının sürebileceğini belirtiyor.
Türkiye piyasaları ve merkez bankaları odağa giriyor
Küresel risk iştahındaki toparlanma Türkiye varlıklarına da olumlu yansıyor. Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi 225 baz puana gerileyerek 26 Şubat'tan bu yana en düşük seviyesine iniyor, BIST 100 endeksi ise barış beklentisinin desteğiyle dolar bazında 309,5 puanı test ederek 18 Mayıs'tan bu yana en yüksek düzeyini görüyor.Dolar/TL cephesinde savaş öncesinde 27 Şubat'ta 43,92 lira olan kurun 8 Haziran'da 46,10 liraya kadar çıktığı, zirvenin 46,36 lira olarak görüldüğü belirtiliyor. Son birkaç günde kurun 46,30 liranın altında seyretmesi, güvenli liman talebindeki zayıflamayla birlikte piyasadaki rahatlamanın yerel fiyatlamalara da yansıdığını gösteriyor.
Barış beklentisi yalnızca savunmacı varlıklarda değil, büyümeye duyarlı metallerde de alım getiriyor. Londra Metal Borsası'nda bakır ton başına 13 bin 883 dolara kadar yükselirken, Şanghay Vadeli İşlemler Borsası'nda da güçlü artış izleniyor; bu hareket küresel büyüme endişelerinin azalması ve zayıflayan doların metal talebini desteklemesiyle ilişkilendiriliyor.
Piyasaların bundan sonraki yönü, sahada ateşkesin ne ölçüde uygulanacağı ve Hürmüz Boğazı'nda enerji akışının hangi takvimle normalleşeceği kadar büyük merkez bankalarının vereceği mesajlara da bağlı kalıyor. Bu hafta Fed, Japonya Merkez Bankası ve Avustralya Merkez Bankası'nın faiz kararları, mevcut rahatlama rallisinin kalıcılığı açısından yakından izleniyor.
Daha önce ABD ile İran’ın Hürmüz Boğazı üzerinden sevkiyatların yeniden başlatılmasına yönelik bir ön anlaşmaya vardığını ve bunun 60 günlük nükleer müzakerelerin önünü açabileceğini aktarmıştık. Haberin ardından Brent petrolde sert düşüş görülürken, anlaşma metninin henüz yayımlanmaması ve tarafların farklı yorumları sürecin kırılganlığına işaret etmişti. Ayrıca boğazdaki trafiğin normalleşmesinin, enerji arzı ve enflasyon beklentileri üzerindeki baskıyı azaltabileceği vurgulanmıştı.
En Son Turkey Haberleri
- Forex
- Crypto