DEİK, CAATSA yaptırımlarının kaldırılmasının Türkiye ticareti ve savunma sanayisi için olumlu olacağını söylüyor

DEİK, CAATSA yaptırımlarının kaldırılmasının Türkiye ticareti ve savunma sanayisi için olumlu olacağını söylüyor
CAATSA etkisi ticarete

Küresel belirsizlikler, ABD/İsrail-İran savaşı ve yurt içindeki ekonomi programının etkileri altında geçen yılın ilk yarısında iş dünyası ikinci dönem için daha iyimser bir görünüm ortaya koyuyor. DEİK Başkanı Nail Olpak, ihracatta ilk altı ayda yüzde 3,6 artış görüldüğünü, yabancı yatırımcı girişlerinin sürdüğünü ve jeopolitik risklerin azalması halinde bu eğilimin güçlenebileceğini belirtiyor.

Öne Çıkanlar

  • DEİK Başkanı Nail Olpak, CAATSA yaptırımlarının kaldırılmasının Türkiye'nin ticareti ve savunma sanayisi için olumlu bir etki yaratacağını belirtti.
  • Nail Olpak, NATO Zirvesi sonrası yatırımcı algısının iyileştiğini ve 2024 yılı ikinci yarısında ekonomik görünümün daha olumlu olmasını beklediklerini söyledi.
  • TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, kredi kısıtları ve yüksek faizlerin özel sektörün kârını aşındırdığını, 1 trilyon TL'lik yeni imalat sanayi paketinin sanayiciler için umut yarattığını ifade etti.

İhracat, yatırım ve yaptırım beklentileri

Dünya'nın aktardığına göre, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu Başkanı Nail Olpak, ticaret savaşları ve jeopolitik risklerin tetiklediği belirsizlik ortamında ülkelerle firmaların stratejilerini bu eksende dönüştürmesi gerektiğini söylüyor. Olpak, NATO Zirvesi’nin Türkiye adına yatırımcılar nezdinde olumlu bir algı bıraktığını, yılın ikinci yarısının ilk yarıya göre daha olumlu geçmesini beklediklerini ifade ediyor.

Olpak, enflasyonla mücadele kapsamında para politikasında atılan adımların gerekli olduğunu, ancak bu adımların sanayi ile ihracatçının rekabet gücü üzerindeki olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi gerektiğini kaydediyor. Makroekonomik istikrarın kalıcı hale getirilmesi, yatırım ortamında öngörülebilirliğin artırılması, bürokratik süreçlerin sadeleştirilmesi, kamu hizmetlerinde dijitalleşmenin güçlendirilmesi ve yatırım izinlerinin hızlandırılması, uluslararası yatırımcı açısından öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor.

Olpak, AB'nin yeni sanayi hamlesinde Türk ürünlerinin "Made in EU" sayılmasının, Avrupalı büyük üreticilerin tedarik zincirlerinde Türkiye’ye öncelik vermesini sağlayabilecek önemli bir fırsat olduğunu belirtiyor. Türkiye’nin intermodal taşımacılık altyapısı, demir yolu ağları ve liman yatırımlarıyla Asya-Avrupa hattında güvenli kara ve orta koridor alternatifi olarak öne çıktığını ifade ediyor.

Türkiye-AB hattı ve finansman baskısı

Olpak, AB’ye tam üyelik ile Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin önemine dikkat çekerek mevcut asimetrik yapının hem Türk hem de Avrupalı şirketlerin rekabet gücünü sınırladığını söylüyor. Türkiye-AB ekonomik ilişkilerinin gelecek dönemde yalnızca ticaret hacmiyle değil, ortak rekabetçilik ve tamamlayıcılık perspektifiyle şekilleneceğini, Türkiye’nin tedarik zinciri güvenliği, enerji arzı, dijital dönüşüm, savunma sanayisi, kritik altyapılar ve yüksek teknoloji üretimi açısından Avrupa’nın dayanıklılığını artırabilecek stratejik ortak konumunda bulunduğunu vurguluyor.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ise İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’nde Ege Bölgesi Sanayi Odasının yeni hizmet binasının açılışında, kredi kısıtları ve yüksek faizlerin özel sektörün kârlılığını aşındırdığını söylüyor. Krediye erişimde yaşanan sıkıntıların üretimi zorlaştırdığını belirten Hisarcıklıoğlu, iş dünyasının bu sorunları Merkez Bankası Başkanı ve kamu bankalarının genel müdürlerine ilettiğini ifade ediyor.

Hisarcıklıoğlu, haftanın başında açıklanan 1 trilyon liralık yeni imalat sanayi yatırım paketinin sanayiciler için önemli bir umut olduğunu belirtiyor. TOBB'un üyelerine kefil olan yapısıyla bugüne kadar yaklaşık 600 bin üyeye kefalet sağladığını da ekliyor.

Yayınımızda daha önce TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun İzmir’de EBSO’nun yeni hizmet binası açılışında yaptığı değerlendirmeleri aktarmıştık. Hisarcıklıoğlu, yüksek faiz ve kredi kısıtlarının sanayicinin üretim ve yatırım kapasitesini baskıladığını, finansmana erişimin zorlaşmasının üretimi aksattığını vurgularken; açıklanan 1 trilyon liralık imalat sanayi yatırım paketinin sektör için önemli bir destek ve umut olduğunu belirtmişti.

Bu materyal üçüncü taraf görüşlerini içerebilir, bu web sayfasındaki hiçbir veri ve bilgi Feragatnamemize göre yatırım tavsiyesi teşkil etmez. Katı Editoryal Dürüstlük ilkelerine bağlı kalmamıza rağmen, bu gönderi ortaklarımızın ürünlerine referanslar içerebilir.