AB siber olay bildirim kurallarını devreye aldı, üreticilere ceza riski arttı

AB siber olay bildirim kurallarını devreye aldı, üreticilere ceza riski arttı
AB'de siber bildirim zorunluluğu

Avrupa Birliği'nde dijital ürün üreten ve AB pazarına satış yapan şirketler için siber olay ve güvenlik açığı bildiriminde daha sıkı bir takvim 11 Eylül itibarıyla uygulanmaya başlıyor. Yeni çerçeve, Türkiye'den yazılım, akıllı cihaz, bağlantılı makine ve dijital bileşen ihraç eden üreticileri de kapsayabiliyor ve ilk bildirim için 24 saat süre veriyor.

Öne Çıkanlar

  • AB Siber Dayanıklılık Yasası ile üreticiler, siber olay veya istismarda 24 saat içinde ilk, 72 saat içinde ayrıntılı bildirim yapmak zorunda.
  • Yeni kurallar 11 Eylül 2026'dan itibaren AB pazarındaki tüm dijital ürünleri kapsayacak ve geçmişte satışa sunulan ürünlerdeki olaylar da bu kapsama girecek.
  • Bildirim yükümlülüklerini ihlal eden üreticilere 15 milyon euroya veya şirket cirosunun yüzde 2,5'ine kadar idari para cezası uygulanabilecek.

Bildirim takvimi ve kapsam genişliyor

Dunya.com'un aktardığına göre, Siber Dayanıklılık Yasası kapsamında üreticiler, ürünlerinde aktif olarak istismar edilen bir güvenlik açığı veya ürün güvenliğini ciddi biçimde etkileyen bir siber olay tespit ettiklerinde kademeli bir bildirim sürecine uymak zorunda kalıyor. Üretici, durumdan haberdar olduktan sonra 24 saat içinde ilk uyarıyı yapıyor, ardından 72 saat içinde daha ayrıntılı bildirim sunuyor.

Aktif olarak kullanılan bir güvenlik açığı için düzeltici ya da hafifletici önlem hazırlandıktan sonra en geç 14 gün içinde nihai rapor verilmesi öngörülüyor. Ciddi siber olaylarda ise 72 saatlik bildirimin ardından nihai rapor için bir aylık süre bulunuyor. Bildirimler, Avrupa Birliği Siber Güvenlik Ajansı ENISA'nın oluşturduğu tek platform üzerinden yapılıyor.

Düzenleme, AB pazarına sunulan ve başka bir cihaz ya da ağa doğrudan veya dolaylı bağlanabilen yazılım ve donanım ürünlerini kapsıyor. Akıllı ev cihazları, bağlantılı makineler, güvenlik kameraları, mobil uygulamalar ile ayrı olarak piyasaya sunulan yazılım ve donanım bileşenleri de bu çerçevede değerlendirilebiliyor.

Bildirim zorunluluğu yalnızca 2027 sonrasında piyasaya çıkacak ürünlerle sınırlı kalmıyor. AB pazarında daha önce satışa sunulmuş dijital ürünlerde ortaya çıkan aktif güvenlik açıkları ve ciddi olaylar da yeni hükümlerin kapsamına girebiliyor.

Türk ihracatçıları ve yaptırım etkisi

Düzenlemenin yaptırım tarafında, üreticilere yönelik temel yükümlülüklerin ve siber olay ya da güvenlik açığı bildirim kurallarının ihlalinde azami idari para cezası 15 milyon euroya kadar çıkabiliyor. Şirketler için alternatif üst sınır ise bir önceki mali yıldaki dünya çapındaki toplam yıllık cironun yüzde 2,5'i olarak uygulanabiliyor; iki tutardan yüksek olan esas alınabiliyor.

Bununla birlikte, her geç bildirime otomatik olarak azami ceza uygulanmıyor. Üye ülkeler, yaptırım rejimini belirlerken cezaların etkili, orantılı ve caydırıcı olmasını sağlamakla yükümlü kalıyor. Mikro ve küçük işletmeler ise yalnızca 24 saatlik ilk bildirim süresine uymamaları nedeniyle para cezasına tabi tutulmuyor, ancak diğer yükümlülükler ihlalin niteliğine göre geçerliliğini koruyor.

Türkiye'de üretim yapıp ürünlerini AB pazarında kendi adı veya markasıyla satan teknoloji şirketleri için şirket merkezinin Türkiye'de olması kapsam dışında kalmak anlamına gelmiyor. Bu durum özellikle akıllı cihaz, otomasyon sistemi, IoT ürünü, yazılım, makine ve elektronik bileşen ihracatı yapan şirketler açısından önem taşıyor; ayrıca AB'deki ithalatçı ve dağıtıcılar için de uygunluk kontrolüne yönelik ayrı yükümlülükler bulunuyor.

Siber Dayanıklılık Yasası'nın ana siber güvenlik yükümlülüklerinin büyük bölümü 11 Aralık 2027'den itibaren uygulanıyor. Ancak güvenlik açıkları ve ciddi siber olaylara ilişkin bildirim zorunluluğu için belirlenen daha erken takvim 11 Eylül 2026 itibarıyla devreye giriyor, bu nedenle AB'ye dijital ürün satan şirketler için 2027'yi beklemek yeterli olmuyor.

Yeni OVP’de dijital ihracat kapasitesinin artırılmasına yönelik adımları daha önce aktarmıştık. Program; yurt dışı ticaret temsilciliklerinde dijital ticaret yetkinliğinin güçlendirilmesini, ihracatçının küresel çevrim içi pazarlara erişiminin kolaylaştırılmasını ve Eximbank ile İhracatı Geliştirme AŞ üzerinden finansman/kefalet desteklerinin yüksek teknolojili ve dijital dönüşüm odaklı ihracata yönlendirilmesini öne çıkarıyordu.

Bu materyal üçüncü taraf görüşlerini içerebilir, bu web sayfasındaki hiçbir veri ve bilgi Feragatnamemize göre yatırım tavsiyesi teşkil etmez. Katı Editoryal Dürüstlük ilkelerine bağlı kalmamıza rağmen, bu gönderi ortaklarımızın ürünlerine referanslar içerebilir.