SSB, Münih'te savunma sanayisi yetkinlik buluşmasını düzenliyor

SSB, Münih'te savunma sanayisi yetkinlik buluşmasını düzenliyor
Münih’te savunma buluşması

Almanya'da yaşayan Türk öğrenci, mühendis ve akademisyenler, Türkiye savunma sanayisinin insan kaynağı stratejisini odağa alan bir etkinlikte Münih'te bir araya geliyor. Buluşma, sektörün küresel konumu, ihracat yapısı ve nitelikli iş gücü ihtiyacına ilişkin güncel verileri öne çıkarıyor.

Öne Çıkanlar

  • Savunma Sanayii Başkanlığının 'Teknoloji ve Yetkinlik Buluşmaları', Münih'te ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN gibi şirketlerin katılımıyla gerçekleştiriliyor.
  • Sektörün yerlilik oranı 2002'de yüzde 20 iken 2026 itibarıyla yüzde 83'e yükselirken, doğrudan savunma sanayisinde iş yapan 4 binden fazla firma bulunuyor.
  • Türk savunma sanayisi ihracatının geçen yıl yüzde 56'sı NATO ve Avrupa Birliği ülkelerine yapılırken, sektörde 135 bin mühendis, uzman ve teknisyen çalışıyor.

Münih'teki buluşmanın kapsamı

Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığının Milli Yetkinlik Hamlesi kapsamında düzenlenen "Teknoloji ve Yetkinlik Buluşmaları", Savunma Sanayii Akademi koordinasyonunda Münih'te gerçekleştiriliyor.

Programa ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, HAVELSAN, STM, TEI, SSTEK, Alp Havacılık, HEAŞ, Teknopark İstanbul ve TEITECH temsilcileri katılıyor. Etkinlik, Almanya'da yaşayan Türk öğrenci, mühendis ve akademisyenlerle savunma sanayisi şirketlerini aynı platformda buluşturuyor.

Sektör verileri ve insan kaynağı etkisi

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Karataş, etkinlikte "Milli Yetkinlik Hamlesi" başlıklı sunumunda Türk savunma sanayisinin son yıllardaki büyümesini ve küresel pazardaki stratejik konumunu verilerle paylaşıyor. Karataş, sektörün yerlilik oranının 2002'de yüzde 20 iken 2026 itibarıyla yüzde 83 seviyesine çıktığını, Türkiye'de doğrudan savunma sanayisine iş yapan 4 binden fazla firma bulunduğunu belirtiyor.

Bu firmalarda çalışan mühendis, uzman ve teknisyen sayısının 135 bine ulaştığı ifade ediliyor. Geçen yıl savunma sanayisi ihracatının yüzde 56'sının NATO ve Avrupa Birliği ülkelerine yapılmış olması da sektörün dış pazarlardaki ağırlığını gösterirken, Karataş savunma sanayisindeki beş ana eğilime dikkat çekerek insan kaynağının stratejik önemini vurguluyor.

Daha önce NATO ve AB gündeminde Türkiye savunma sanayisinin öne çıkmasını ve savunma harcamalarının somut kabiliyetlere dönüştürülmesi tartışmalarını ele almıştık. Bu çerçevede, 2025-2026 döneminde müttefiklerin ilave kaynak ayırması, Ankara Zirvesi sonrası yeni sözleşmeler ve üretim kapasitesindeki artış ile Türkiye’deki teknoloji ve yapay zeka tabanlı inovasyonun ittifakın doğu kanadı ve Ukrayna desteği açısından stratejik değer taşıdığı vurgulanmıştı.

Bu materyal üçüncü taraf görüşlerini içerebilir, bu web sayfasındaki hiçbir veri ve bilgi Feragatnamemize göre yatırım tavsiyesi teşkil etmez. Katı Editoryal Dürüstlük ilkelerine bağlı kalmamıza rağmen, bu gönderi ortaklarımızın ürünlerine referanslar içerebilir.