Türkiye buğday piyasasında TMO politikası, kalite ve finansman maliyeti fiyatları şekillendiriyor
Türkiye'de son yılların en yüksek yağışlı döneminin etkisiyle 2026 tahıl üretiminde güçlü artış beklenirken, buğdayda rekoltenin yaklaşık 22,8 milyon tona çıkması öngörülüyor. Sektör temsilcilerine göre iç piyasada fiyatların yönü yalnızca üretim miktarına değil, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin alım politikası, ürün kalitesi ve finansman maliyetlerine de bağlı kalıyor.
Öne Çıkanlar
- Türkiye İstatistik Kurumu'nun 2026 tahminine göre buğday üretimi yüzde 26,7 artışla yaklaşık 22,8 milyon tona ulaşacak.
- TMO'nun 2025 alım fiyatı ekmeklik ve makarnalık buğday için ton başına 13.500 TL olup, 600'den fazla noktada alım yapılacak.
- USDA ve IGC verilerine göre 2025/26'da küresel buğday üretimi yaklaşık 844 milyon tonla zirvedeyken, 2026/27'de 819-820 milyon tona çekilmesi bekleniyor.
2026 hasadı için üretim beklentisi ve fiyat dinamikleri
Dünya gazetesinin haberine göre, Türkiye İstatistik Kurumu'nun 2026 yılı ilk tahminleri tahıl ürünleri üretim miktarının bir önceki yıla göre yüzde 21,7 artarak yaklaşık 41,6 milyon tona ulaşacağını gösteriyor. Buğday üretiminin ise yüzde 26,7 artışla yaklaşık 22,8 milyon ton olması bekleniyor.
Uluslararası Un Sanayicileri ve Hububatçılar Birliği, IAOM Avrasya Başkanı Dr. Eren Günhan Ulusoy, Türkiye'de ekili alanların yaklaşık yüzde 70'inde buğdayın sulama yapılmadan kıraç koşullarda yetiştirildiğini, bu nedenle yağış ve verim koşullarının üretimde belirleyici olduğunu belirtiyor. Kümülatif yağışların normalin ve geçen yılların üzerinde seyretmesinin üretimde rekor beklentisi yarattığını söyleyen Ulusoy, bu toparlanmanın ithalat ihtiyacını azaltabileceğini, stoklarda da iyileşme sağlayabileceğini ifade ediyor.
Ulusoy'a göre 22,8 milyon tonluk rekolte Türkiye için güçlü bir üretim seviyesine işaret ediyor, ancak bu tablo tek başına fiyatların düşeceği anlamına gelmiyor. Üretici maliyetleri, finansman koşulları, nakliye giderleri, kalite primi ve TMO'nun açıklayacağı alım politikası taban fiyat üzerinde belirleyici oluyor.
2025'te TMO'nun ekmeklik ve makarnalık buğday için ton başına 13.500 TL, arpa için 11.000 TL alım fiyatı açıkladığını hatırlatan Ulusoy, kurumun 600'ün üzerinde noktada alım yapacağını duyurduğunu belirtiyor. Bu yıl da TMO'nun fiyat, alım miktarı, ödeme takvimi ve depolama kapasitesine ilişkin kararlarının piyasanın yönünü belirlemesi bekleniyor.
Un ihracatı ve küresel buğday ticaretine yansımalar
Yüksek rekolte ve hammadde arz güvenliği, un sanayisi açısından tedarik sürekliliği ve maliyet avantajı sağlıyor. Ancak Ulusoy, Türkiye'nin un ihracatındaki rekabet gücünün yalnızca yerli buğday üretimine değil, uygun maliyetli ithal buğdaya erişim, Dahilde İşleme Rejimi, navlun, döviz kuru, finansman giderleri ve hedef pazarlardaki talep koşullarının birleşimine dayandığını vurguluyor.Ulusoy, dünya buğday piyasasında 2025/26 sezonunun yüksek arz, güçlü stok ve sınırlı fiyat baskısı görünümüyle ilerlediğini, USDA ve IGC verilerine göre küresel üretimin yaklaşık 844 milyon tona çıktığını aktarıyor. 2026/27 sezonunda ise üretimin 819 milyon ila 820 milyon tona gerilemesi, tüketimin yatay kalması ve stokların kısmen düşmesi bekleniyor.
Buna göre piyasada çok sert bir fiyat düşüşünden çok, bölgesel arz dağılımına, Karadeniz arzına ve büyük ihracatçı ülkelerdeki hava koşullarına duyarlı bir denge öne çıkıyor. ABD, AB, Arjantin, Avustralya ve Kanada'daki üretim kayıplarının büyük ihracatçı ülkelerin üretimini yaklaşık 32 milyon ton azaltması beklenirken, ithalatçı ülkelerde yaklaşık 15 milyon tonluk üretim artışı ithalat ihtiyacını zayıflatıyor.
Bu görünüm, dünya buğday ticaret hacminde yaklaşık 11 milyon tonluk daralmaya işaret ediyor. Böylece uluslararası fiyatların daha fazla Karadeniz arzı ve Rusya'nın ihracat kapasitesi üzerinden şekillendiği, daha kırılgan bir piyasa dengesi oluşuyor.
Daha önce yayınladığımız yazıda ECB Yönetim Konseyi üyesi Yannis Stournaras’ın, enflasyonla mücadelede aşırı kısıtlayıcı bir para politikasından kaçınılması gerektiği yönündeki mesajını ele almıştık. Stournaras, olası fiyat şoklarına verilecek tepkinin şokun geçici mi kalıcı mı olduğuna göre dengelenmesi gerektiğini, çok sıkı faizlerin yatırım ve ekonomik aktivite üzerinde ek baskı yaratabileceğini vurguluyordu.
En Son Commodities Haberleri
- Forex
- Crypto