Bursa iş dünyasında yeşil dönüşüm, ihracat rekabeti için belirleyici hale geliyor

Bursa iş dünyasında yeşil dönüşüm, ihracat rekabeti için belirleyici hale geliyor
Yeşil dönüşümde rekabet

Türkiye'de sürdürülebilirlik, kaynak verimliliği ve düşük karbonlu üretim başlıkları sanayi şirketleri için çevresel yükümlülüklerin ötesinde stratejik bir rekabet alanına dönüşüyor. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç, özellikle KOBİ'ler açısından finansmana erişim, emisyon ölçümü ve teknik kapasitenin dönüşüm sürecinin temel başlıkları arasında yer aldığını söylüyor.

Öne Çıkanlar

  • Türkiye'nin sanayi sektöründe Sıfır Atık, kaynak verimliliği ve iklim politikası adımlarına rağmen finansmana erişim ve teknik kapasite eksikliği dönüşümü sınırlıyor.
  • Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı yeni fırsatlar sunarken özellikle KOBİ'ler karbon hesaplama, raporlama ve dönüşüm yatırımlarının maliyet baskısıyla karşı karşıya kalıyor.
  • SKDM ile ihracatta karbon verisi rekabet unsuru haline gelirken, düşük karbonlu üretime erken adapte olan firmalar Avrupa pazarında avantaj elde edecek.

Sanayide dönüşümün finansman ve uygulama ihtiyacı

Dünya'nın aktardığına göre Kılıç, Türkiye'nin son yıllarda Sıfır Atık Hareketi, kaynak verimliliği, geri dönüşüm altyapısı ve iklim politikalarında önemli adımlar attığını, ancak bu dönüşümün sahaya güçlü biçimde yansıması için finansman mekanizmalarının netleşmesi gerektiğini belirtiyor.

Atık yönetiminin yalnızca ambalajla sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Kılıç, bitkisel atık yağlardan elektronik atıklara kadar farklı alanlarda sürdürülebilir geri kazanım sistemlerinin yaygınlaştırılmasının önemine işaret ediyor. Önümüzdeki dönemde Depozito Yönetim Sistemi'nin de döngüsel ekonomiye geçişte kritik rol üstleneceğini ifade ediyor.

Kılıç, Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı'nın Türkiye açısından sadece çevresel bir düzenleme olmadığını, enerji verimliliği, düşük karbonlu üretim, geri dönüştürülmüş hammadde kullanımı, dijital ürün pasaportu ve döngüsel ekonomi uygulamalarının sanayi için yeni fırsatlar sunduğunu dile getiriyor. Buna karşın özellikle KOBİ'lerin karbon hesaplama, raporlama ve dönüşüm yatırımları nedeniyle maliyet baskısıyla karşı karşıya kaldığını, finansmana erişim ile teknik kapasitenin en önemli sorunlar arasında bulunduğunu kaydediyor.

Karbon ayak izinin azaltılmasında ilk koşulun mevcut emisyonları ölçmek olduğunu söyleyen Kılıç, "Ölçmeden yönetemezsiniz" yaklaşımının esas alınması gerektiğini belirtiyor. Enerji tüketimi, üretim süreçleri, lojistik ve atık yönetiminde veri toplama kültürünün yerleşmesinin gerekli olduğunu ifade ediyor.

SKDM ve karbon verisi ihracatta öne çıkıyor

Kılıç, iklim değişikliğiyle mücadelenin yalnızca kamu ya da sanayinin tek başına üstlenebileceği bir süreç olmadığını, yerel yönetimler, özel sektör, akademi ve vatandaşların ortak hareket etmesi gerektiğini söylüyor. Türkiye açısından COP31 sürecinin yeşil yatırımları hızlandırma, iklim finansmanına erişimi artırma ve temiz teknoloji yatırımlarını destekleme bakımından önemli fırsatlar sunduğunu, karbon piyasalarının da bu süreçte daha fazla önem kazanacağını belirtiyor.

Avrupa Birliği'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, SKDM, ile birlikte ihracatta yeni bir döneme girildiğini ifade eden Kılıç, artık yalnızca ürünlerin değil bu ürünlerin karbon içeriğinin de rekabet unsuru haline geldiğini söylüyor. Karbon emisyonlarının hesaplanması, doğrulanması ve raporlanmasının ticaretin ayrılmaz bir parçası olacağını vurgulayan Kılıç'a göre düşük karbonlu üretime erken geçen firmalar Avrupa pazarında önemli avantaj sağlayacak.

Nisan ayı TÜİK sanayi üretimi verilerine ilişkin önceki haberimizde, takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretiminin yıllık bazda %6 arttığını ve ekonomik faaliyette toparlanma sinyali verdiğini aktarmıştık. Artışın özellikle imalat sanayinde yoğunlaştığını; yatırım malları ile orta-yüksek ve yüksek teknolojili üretimdeki yükselişin, sanayide daha katma değerli bir yapıya yönelimi güçlendirdiğini vurgulamıştık.

Bu materyal üçüncü taraf görüşlerini içerebilir, bu web sayfasındaki hiçbir veri ve bilgi Feragatnamemize göre yatırım tavsiyesi teşkil etmez. Katı Editoryal Dürüstlük ilkelerine bağlı kalmamıza rağmen, bu gönderi ortaklarımızın ürünlerine referanslar içerebilir.