Türkiye enerji dönüşümünde 2035'e kadar 200 milyar dolarlık yatırım hedefliyor

Türkiye enerji dönüşümünde 2035'e kadar 200 milyar dolarlık yatırım hedefliyor
Enerji dönüşümünde dev yatırım

Türkiye, artan elektrik talebi, enerji ithalatına bağımlılık ve 2053 karbon nötr ekonomi hedefi doğrultusunda enerji dönüşüm planlarını uluslararası yatırımcılara sunuyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 2035'e kadar yenilenebilir enerji, nükleer kapasite ve şebeke altyapısını kapsayan geniş ölçekli yatırım ihtiyacının 200 milyar dolara ulaştığını belirtiyor.

Öne Çıkanlar

  • Türkiye 2035'e kadar enerji dönüşümü için 200 milyar dolar yatırım ve yüzde 35 elektrifikasyon hedefi belirledi.
  • Yenilenebilir kaynakların elektrik üretimindeki payı 2035'te yüzde 70'e, nükleer kapasite ise en az 20 gigavata çıkarılacak.
  • Sakarya Gaz Sahası'nın üretimi 2028'de dört kat artarak 17 milyon haneye ulaşacak; bölgesel boru hattı projeleriyle tedarik çeşitliliği artacak.

2035 enerji dönüşümü yol haritası

Dünya'nın aktardığına göre, Bayraktar Londra İklim Eylemi Haftası kapsamındaki Türkiye Enerji Dönüşümü Yatırım Forumu'nda Türkiye'nin enerji arz güvenliği, enerjide bağımsızlık ve 2053'te karbon nötr ekonomiye ulaşma hedefi etrafında şekillenen programını anlattı. Bakan, elektrik talebinin gelecek 30 yılda üç katına çıkabileceğini, enerji ihtiyacının üçte ikisinin ithal kaynaklardan karşılanmasının da cari açık üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi.

Bayraktar, 2035'e kadar yüzde 35 elektrifikasyon hedefinin enerji stratejisinin merkezinde yer aldığını ifade ediyor. Ulaştırmadan binalara ve tarıma kadar geniş bir alanda elektrifikasyonun artırılmasının planlandığını, buna karşın ulaştırmada elektrifikasyon oranının halen yüzde 1'in altında bulunduğunu vurguluyor.

Türkiye'nin elektrik kurulu gücünde yenilenebilir kaynakların payının yüzde 62'ye ulaştığını belirten Bayraktar, bu oranın 2035'e kadar yüzde 70'e çıkarılmasının hedeflendiğini kaydediyor. Rüzgar ve güneşte toplam kapasitenin 2035'e kadar 120 gigavata yükseltilmesi için her yıl 8 ila 10 gigavatlık ilave devreye alma gerektiğini, bunun içinde 5 gigavat deniz üstü rüzgar kapasitesinin de yer aldığını söylüyor.

Bakan, bu yıl deniz üstü rüzgar enerjisinde ihale hedeflendiğini ve 2026'nın bu alan için dönüm noktası olacağını belirtiyor. Ayrıca Akkuyu'nun yanı sıra Sinop ve Trakya'da planlanan santraller ile küçük modüler reaktör projeleri sayesinde 2050'ye kadar en az 20 gigavat nükleer kapasiteye ulaşılmasının amaçlandığını, nükleerin elektrik üretimindeki payının da yüzde 15'e çıkarılmasının öngörüldüğünü ifade ediyor.

İletim, dağıtım ve şebeke yatırımları dahil altyapı tarafında 2035'e kadar 80 milyar dolarlık ihtiyaç bulunduğunu söyleyen Bayraktar, bu yatırımlar olmadan elektrifikasyon hedeflerinin gerçekleşmesinin mümkün olmadığını dile getiriyor. Kritik mineraller ve nadir toprak elementlerinde de yatırımların sürdüğünü, Beylikova'da keşfedilen rezervin geliştirme aşamasında bulunduğunu ekliyor.

Bölgesel tedarik güvenliği ve piyasa etkisi

Bayraktar, enerji dönüşümünde doğal gazın geçiş yakıtı olarak önemini koruduğunu ve Türkiye'nin Karadeniz'deki Sakarya Gaz Sahası'ndan günlük 9,5 milyon metreküp üretimle 4 milyon hanenin ihtiyacını karşıladığını söylüyor. Sahadaki üretimin yıl sonunda iki katına, 2028'de ise dört katına çıkmasının beklendiğini, böylece 17 milyon hanenin tüketiminin bu sahadan karşılanabileceğini belirtiyor.

Türkiye'nin farklı ülkelerde gaz arama faaliyetleri yürüttüğünü hatırlatan Bayraktar, son dönemde Hürmüz Boğazı kaynaklı enerji krizinin daha çeşitli tedarik ve taşıma hatlarına olan ihtiyacı güçlendirdiğini ifade ediyor. Irak ve Katar gibi ülkelerle uluslararası boru hattı projeleri önerdiklerini, Irak-Türkiye boru hattının Basra'ya kadar uzatılmasının yalnızca iki ülke için değil küresel petrol piyasaları için de önem taşıdığını vurguluyor.

Bayraktar ayrıca Suudi Arabistan, Ürdün, Suriye ve Türkiye'yi kapsayacak bir mega enterkonnekte hat ihtimaline işaret ediyor. Bu yaklaşım, Türkiye'nin enerji dönüşümünü yalnızca iç yatırım programı olarak değil, aynı zamanda bölgesel tedarik güvenliği ve enerji ticareti altyapısını güçlendirecek daha geniş bir strateji olarak konumlandırdığını gösteriyor.

Daha önce yayımladığımız yazıda, Londra’daki İklim Eylemi Haftası temaslarının Türkiye’nin COP31 başkanlığı hazırlıklarıyla birlikte enerji güvenliği ve enerji dönüşümü gündemini uluslararası düzeyde öne çıkardığını aktarmıştık. Murat Kurum ve Alparslan Bayraktar’ın Antonio Guterres ile görüşmesinde 2035 yenilenebilir kapasite hedefleri, enerji verimliliği, döngüsel ekonomi ve 2053 Net Sıfır vizyonu çerçevesinde iş birliği ve eylem öncelikleri ele alınmıştı.

Bu materyal üçüncü taraf görüşlerini içerebilir, bu web sayfasındaki hiçbir veri ve bilgi Feragatnamemize göre yatırım tavsiyesi teşkil etmez. Katı Editoryal Dürüstlük ilkelerine bağlı kalmamıza rağmen, bu gönderi ortaklarımızın ürünlerine referanslar içerebilir.