İSO İkinci 500 araştırması, sanayide finansman giderlerinin kârlılığı baskıladığını gösteriyor

İSO İkinci 500 araştırması, sanayide finansman giderlerinin kârlılığı baskıladığını gösteriyor
Sanayide kârlılığa baskı

İstanbul Sanayi Odası'nın 2025 yılı Türkiye'nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu araştırması, orta ölçekli sanayi şirketlerinin zayıf talep, artan borçluluk ve yüksek kredi maliyetleri altında faaliyet gösterdiğini ortaya koyuyor. Üretimden satışlarda nominal artış görülse de reel büyüme sınırlı kalıyor, ihracat geriliyor ve finansman giderlerinin faaliyet kârına oranı yüzde 86,7'ye yükseliyor.

Öne Çıkanlar

  • İSO İkinci 500 şirketlerinin üretimden satışları 2025'te yüzde 25,7 artışla 1 trilyon 750 milyar liraya yükselse de reel artış binde 2'de kalıyor.
  • Finansman giderleri 2025'te yüzde 45,2 artışla 138 milyar liraya çıkıp faaliyet kârının yüzde 86,7'sine ulaşıyor; borç/aktif oranı yüzde 51,8'e yükseliyor.
  • İhracat yüzde 0,3 düşüşle 15,9 milyar dolara gerilerken şirketlerin sanayi ihracatındaki payı yüzde 6'ya, AR-GE harcamalarının oranı yüzde 0,57'ye geriliyor.

2025 verilerinde satış, ihracat ve kârlılık görünümü

Dünya'nın aktardığına göre, İSO'nun açıkladığı araştırmada İkinci 500 şirketlerinin üretimden satışları 2024'teki 1 trilyon 393 milyar liradan 2025'te yüzde 25,7 artışla 1 trilyon 750 milyar liraya çıkıyor. Ancak bu artış, üretici enflasyonundan arındırıldığında reel olarak yalnızca binde 2 seviyesinde kalıyor ve sanayide büyümenin oldukça zayıf seyrettiğine işaret ediyor.

Üretimden satış bazlı sıralamada Teksan Jeneratör 5 milyar 317 milyon lira ile ilk sırada yer alıyor. Norm Salihli Vida ve Cıvata 5 milyar 308 milyon lirayla ikinci, Biska Tekstil ise 5 milyar 306 milyon lirayla üçüncü sırada bulunuyor; listeye 69 şirket ilk kez girerken 26 şirket İSO 500'den İkinci 500'e geriliyor.

Türkiye'nin toplam ihracatı 2025'te artarken, İSO İkinci 500 şirketlerinin ihracatı yüzde 0,3 düşüşle 15,9 milyar dolarda kalıyor. Bu gerilemeyle grubun Türkiye sanayi ihracatındaki payı 0,3 puan azalarak yüzde 6'ya iniyor ve rapor, orta ölçekli sanayi şirketlerinin küresel rekabet altında pazar payını korumakta zorlandığını belirtiyor.

Faaliyet kârı yüzde 35,4 artışla 160 milyar liraya yükseliyor ve faaliyet kârlılığı yüzde 7,7'ye çıkıyor. Buna karşın vergi öncesi dönem kârlılığı yüzde 2,2 seviyesinde kalıyor, FAVÖK kârlılığı yüzde 12,8 ile yatay seyrediyor ve bu göstergeler uzun dönem ortalamalarının altında bulunuyor.

Zarar eden şirket sayısı 2024'teki 159 seviyesinden 2025'te 155'e gerilese de, bu toplam 2008 küresel krizinden bu yana görülen en yüksek ikinci düzey olarak kayda geçiyor. Operasyonel zarar eden şirket sayısı da 27 ile son yılların yüksek seviyelerinden birinde kalıyor.

Borç yükü, KDV baskısı ve dönüşüm göstergeleri

Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri finansman giderlerindeki sert yükseliş oluyor. İSO İkinci 500 şirketlerinin finansman giderleri 2025'te yüzde 45,2 artışla 138 milyar liraya çıkarken, faaliyet kârına oranı 5,8 puan yükselerek yüzde 86,7'ye ulaşıyor; bu oran 2015-2024 ortalaması olan yüzde 47,3'ün belirgin biçimde üzerinde yer alıyor.

Toplam borçlar yüzde 50,2 artarken özkaynaklardaki artış yüzde 13,3 ile sınırlı kalıyor. Böylece borçların aktifler içindeki payı yüzde 51,8'e yükseliyor, özkaynakların payı yüzde 48,2'ye geriliyor ve şirketlerin kaynak yapısı yeniden borç ağırlıklı hale geliyor.

Raporda devreden KDV sorunu da sanayici üzerindeki nakit baskısını artıran başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. İkinci 500 şirketlerinin devreden KDV tutarı 2025'te yüzde 25,2 artarak 22 milyar liraya yaklaşıyor ve bu kaynağın sistem içinde kilitli kalması işletme sermayesi ihtiyacını ağırlaştırıyor.

Teknoloji yoğunluğuna göre katma değer dağılımında düşük teknoloji yoğunluklu sektörler yüzde 40,8 ile en yüksek payı koruyor. Buna karşılık yüksek teknoloji yoğunluklu sanayilerin payı yüzde 3,3'ten yüzde 4,9'a yükseliyor, orta-yüksek ve yüksek teknoloji yoğunluklu sektörlerin toplam payı yüzde 32,1 ile rekor seviyeye çıkıyor; ancak rapor bu düzeyin dijitalleşme ve yeşil dönüşüm açısından halen yeterli olmadığını vurguluyor.

AR-GE harcaması yapan şirket sayısı 238'den 229'a geriliyor, toplam AR-GE harcaması yüzde 16 artışla 10 milyar liraya çıkıyor. Buna rağmen AR-GE harcamalarının üretimden satışlara oranı yüzde 0,62'den yüzde 0,57'ye düşüyor; toplam istihdam yüzde 2,2 azalarak 285 bine inerken halka açık şirket sayısı 43'e yükselerek araştırma tarihinin en yüksek seviyesine ulaşıyor.

Yayınımızda daha önce İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025 araştırmasının, üretimden satışlarda reel artışın çok sınırlı kaldığını ve finansman giderlerinin kârlılık üzerindeki baskısının belirginleştiğini ortaya koyduğunu aktarmıştık. Haberde, ihracatta yaşanan sınırlı gerilemenin zayıf küresel talep ve sıkı finansman koşullarıyla birlikte okunduğu; sanayinin üretim, teknoloji ve dönüşüm yatırımları için uygun finansmana erişimin kritik olduğu vurgulanmıştı.

Bu materyal üçüncü taraf görüşlerini içerebilir, bu web sayfasındaki hiçbir veri ve bilgi Feragatnamemize göre yatırım tavsiyesi teşkil etmez. Katı Editoryal Dürüstlük ilkelerine bağlı kalmamıza rağmen, bu gönderi ortaklarımızın ürünlerine referanslar içerebilir.