Türkiye büyüme verisi sonrası kurumlar 2026 tahminlerini aşağı yönlü güncelliyor
Türkiye ekonomisinde ikinci çeyrek büyümesinin beklentilerin altında kalması, yılın geri kalanına ilişkin kurumsal tahminlerde daha temkinli bir çizgiyi öne çıkarıyor. İç talepteki zayıflama, sıkı finansal koşulların tüketim ve yatırım üzerindeki baskısını belirginleştirirken, piyasa öngörüleri resmi hedeflerin altında kümeleniyor.
Öne Çıkanlar
- Türkiye ekonomisi 2026 ikinci çeyrekte yüzde 2,3 büyüyerek beklentilerin altında kalırken, hane halkı tüketimi çeyreklik bazda yüzde 1,3 daraldı.
- Şeker Yatırım 2026 büyüme tahminini yüzde 3,4’ten yüzde 3,2’ye indirirken, BBVA ve ING tahminlerini yüzde 3’te sabit tuttu; revizyonlar OVP’nin yüzde 3,8 hedefinin altında.
- Net ihracat pozitif katkı sağlarken, iç talep ve yatırımın zayıflığı ile sıkı para politikası kısa vadeli büyüme görünümünü baskılamaya devam ediyor.
İkinci çeyrek verisi ve tahmin revizyonları
Dünya.com'un aktardığına göre, Türkiye İstatistik Kurumu'nun 31 Ağustos'ta açıkladığı verilere göre Türkiye ekonomisi 2026'nın ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,3 büyüyor. Bu oran, ekonomistlerin yüzde 2,7 ile yüzde 2,9 aralığındaki beklentilerinin altında kalırken, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış veriler ekonominin bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,1 büyüdüğünü gösteriyor.İlk çeyreğe ilişkin yıllık büyüme yüzde 2,5'ten yüzde 2,6'ya, çeyreklik artış ise yüzde 0,1'den yüzde 0,3'e revize ediliyor. Böylece yılın ilk yarısındaki büyüme yüzde 2,5 düzeyinde gerçekleşiyor. Hane halkı tüketimi yıllık yüzde 3,5 artarak büyümeye 2,3 puan katkı verirken, tüketimin çeyreklik bazda yüzde 1,3 daralması iç talepteki soğumayı öne çıkarıyor.
Devletin tüketim harcamaları yıllık yüzde 1,8 azalıyor, yatırımlardaki artış ise yüzde 0,6 ile sınırlı kalıyor. Net ihracat, ihracatın yüzde 3,4 ve ithalatın yüzde 6,4 gerilemesi sonrasında altı çeyreğin ardından yeniden büyümeye pozitif katkı veriyor. Üretim tarafında tarım yüzde 13,3, sanayi yüzde 2,4 ve bilgi-iletişim faaliyetleri yüzde 8,6 büyürken, inşaat sektörü yüzde 1,9 daralıyor.
Veri sonrasında kamuya açık ilk doğrudan revizyon Şeker Yatırım'dan geliyor. Kurum, 2026 büyüme tahminini yüzde 3,4'ten yüzde 3,2'ye indirirken, ekonomideki soğumanın sürdüğünü ve sıkı para politikasının tüketim ile yatırım kanallarında etkisini gösterdiğini belirtiyor. Şeker Yatırım, sınırlı parasal gevşeme sinyallerinin yılın son çeyreğinden itibaren ekonomik faaliyete kısmi ivme kazandırabileceğini, ancak jeopolitik gelişmeler ile sıkı finansal koşulların temel riskler arasında yer aldığını değerlendiriyor.
BBVA Research, ikinci çeyrek büyümesinin kurumun yüzde 3'lük beklentisinin altında kaldığını bildiriyor ancak 2026 tahminini yüzde 3 seviyesinde koruyor. Tacirler Yatırım da yüzde 3,2'lik büyüme öngörüsünü değiştirmiyor ve tüketimde üst üste ikinci çeyrekte görülen daralmaya dikkat çekiyor. ING ise yüzde 3'lük tahminini sabit bırakırken aşağı yönlü risklerin arttığını, beklenti altı verinin Merkez Bankasının faiz indirimlerine ilişkin piyasa beklentilerini destekleyebileceğini ve politika faizinin 2026 sonunda yüzde 35 seviyesinde olacağını öngörüyor.
OVP hedefiyle fark ve piyasa etkileri
Şeker Yatırım ve Tacirler Yatırım'ın yüzde 3,2, BBVA ile ING'nin yüzde 3 seviyesindeki tahminleri mevcut Orta Vadeli Program hedefinin altında bulunuyor. OVP'de 2026 büyüme hedefi yüzde 3,8 olarak yer alırken, kurum tahminleri ile resmi hedef arasındaki fark 0,6 ile 0,8 puan arasında değişiyor.Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da yılın ilk yarısındaki yüzde 2,5'lik performansın ardından 2026 büyümesinin OVP hedefinin bir miktar altında kalabileceğini bildiriyor. Bu görünüm, ekonomi yönetiminin 7 Eylül'de açıklaması beklenen yeni OVP'sini daha kritik hale getiriyor; piyasalar yalnızca büyüme tahminini değil, enflasyon, işsizlik, cari açık ve bütçe hedeflerini de yakından izliyor.
Yılın ikinci yarısında faiz indirimlerinin hızı, jeopolitik gelişmeler, enerji fiyatları ve iç talepteki soğumanın boyutu, yeni revizyonların ana belirleyicileri olarak öne çıkıyor. Kurum değerlendirmeleri, büyüme kompozisyonunda net ihracatın destekleyici hale geldiğini, ancak iç talep ve yatırım tarafındaki zayıflığın Türkiye ekonomisinin kısa vadeli görünümünde temel baskı unsuru olmaya devam ettiğini gösteriyor.
Daha önce Türkiye’nin 2026 ikinci çeyrek GSYH büyüme verilerini ele alarak ekonominin yıllık %2,3 ve çeyreklik %1,1 büyüdüğünü, üretim tarafında tarımın öne çıktığını ve sanayinin toparlandığını aktarmıştık. Yazımızda ithalatın ihracattan daha hızlı gerilemesiyle net ihracatın büyümeye yeniden pozitif katkı verdiğini, ilk yarı performansı sonrası yıl geneli büyümesinin OVP hedefinin bir miktar altında kalabileceğine dair değerlendirmeleri de özetlemiştik.
- Forex
- Crypto