Türkiye, yasa dışı finansal faaliyetlerle mücadele ve kur politikasında kararlılık mesajı verdi

Türkiye, yasa dışı finansal faaliyetlerle mücadele ve kur politikasında kararlılık mesajı verdi
Türkiye’den finansal kararlılık

2027-2029 Orta Vadeli Program kapsamında yabancı basınla bir araya gelen ekonomi yönetimi, finansal sistemin bütünlüğü ve fiyat istikrarına bağlılık mesajlarını öne çıkarıyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yaptırımların ihlali, kara para aklama ve yasa dışı ticaretle mücadelede kararlılığı vurgularken, kur rejimine ilişkin spekülasyonların dayanağı olmadığını söylüyor.

Öne Çıkanlar

  • Türkiye, yasa dışı finansal faaliyetler, yaptırımların ihlali ve kara para aklama ile mücadelede ulusal ve uluslararası finansal sistemlere bağlılığını vurguladı.
  • Şimşek, Türk varlıklarına yoğun ilginin sürdüğü ortamda, serbest dalgalı kur hedefine ilerlemek için düşük enflasyon ve çift yönlü piyasa koşullarının gerekliliğini belirtti.
  • Hükümet bugüne kadar deprem bölgesine 104 milyar $ kaynak aktardı; toplamda 750 bin devlet destekli sosyal konut inşaatı hedefleniyor.

Uluslararası medya buluşmasında verilen mesajlar

Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre Şimşek, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen 2027-2029 dönemine ilişkin Orta Vadeli Program Uluslararası Medya Buluşması'nda, Türkiye'nin terörün finansmanı, her türlü yasa dışı finansal faaliyet, kara para aklama, yaptırımların ihlali ve yasa dışı ticaretin tüm biçimleriyle mücadelede kararlı olduğunu belirtiyor. Şimşek, önceliklerinin Türkiye'nin finansal sisteminin bütünlüğünü korumak ve bu yolla uluslararası finansal sisteme katkı sağlamak olduğunu ifade ediyor.

Şimşek, Türkiye'de faaliyet gösteren tüm şirketlerin ulusal mevzuatla tam uyum içinde çalışması ve yaptırımlara konu olabilecek işlemlerden uzak durması gerektiğini söylüyor. Yetkili kurumların, finans sektörü dahil tüm alanlardaki açıklama ve iddiaları hukukun üstünlüğü çerçevesinde titizlikle değerlendirdiğini vurguluyor.

ABD ile diyaloğun her düzeyde yapıcı ve güçlü olduğunu belirten Şimşek, geçmişte belirli ülkelerden doğal gaz ithalatı için yaptırım muafiyeti alındığını hatırlatıyor. İran'dan alınan doğal gazın ödemesinin doğrudan yapılmadığını, bunun yerine sıkı biçimde düzenlenen bir hesapta tutulan kaynakların yalnızca gıda, ilaç ve benzeri izin verilen kalemler için kullanılabildiğini anlatıyor.

Şimşek, İran'ın Türkiye'nin doğal gaz ithalatında görece sınırlı bir paya sahip olduğunu, tedarik zincirinin çeşitlendirildiğini ve depolama kapasitesine ciddi yatırım yapıldığını kaydediyor. U.S.'nin Türkiye'nin önde gelen LNG tedarikçilerinden biri olduğunu söyleyerek, müttefiklerle yakın işbirliği sayesinde bu tür başlıkların yönetilebileceğini ifade ediyor.

Kur rejimi, enflasyon ve konut arzı odağı

Kur rejimine ilişkin değerlendirmesinde Şimşek, serbest dalgalı kur rejimine dönmenin arzu edilen bir hedef olduğunu, ancak bunun için daha düşük enflasyon, daha sağlıklı enflasyon beklentileri ve döviz piyasasında iki yönlü işleyiş gibi koşulların oluşması gerektiğini belirtiyor. Yeni programın 2023 ortasında devreye alınmasından bu yana Türk varlıklarına yoğun ilgi olduğunu söyleyen Şimşek, bu nedenle kur rejimine ilişkin spekülasyonların hiçbir dayanağı bulunmadığını dile getiriyor.

Enflasyon hedeflerinin hükümet ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından ortak belirlendiğini, modellemelerin ise büyük ölçüde Merkez Bankası'na dayandığını söyleyen Şimşek, 2027 enflasyon tahmininin para politikasını gevşetmek için yukarı yönlü revize edildiği iddialarını reddediyor. Fiyat istikrarına bağlılığın tam olduğunu vurgulayan Şimşek, enerji ile tarımsal ve endüstriyel emtia fiyatlarındaki yükselişin program varsayımlarına yansıdığını ifade ediyor.

Şimşek, gelişmekte olan ülkelerde enflasyon ataletinin yüksek pay taşıdığına işaret ederek, hedef ve tahminlerin siyasi saiklerle değil sahadaki gerçekliklerle belirlendiğini söylüyor. Türkiye'nin son birkaç yılda zorlu küresel ve bölgesel koşullarla karşı karşıya kaldığını, buna rağmen önemli ilerleme kaydedildiğini belirtiyor.

Deprem bölgesinin yeniden inşasının hükümetin öncelikleri arasında yer aldığını söyleyen Şimşek, şimdiye kadar bölgeye 104 milyar dolarlık kaynak aktarıldığını ifade ediyor. Deprem bölgesinde 621 bin konutun teslim edildiğini veya teslim aşamasında olduğunu, ayrıca 500 bin yeni sosyal konut projesinin başlatıldığını belirten Şimşek, daha önce açıklanan 250 bin konutla birlikte önümüzdeki birkaç yılda toplam 750 bin devlet destekli sosyal konut inşa edilmesinin hedeflendiğini kaydediyor.

2027-2029 Orta Vadeli Programın (OVP) açıklanan hedeflerine ilişkin daha önce yayımladığımız yazıda, büyüme-enflasyon patikası ile istihdam ve bütçe dengesi öngörülerinin nasıl güncellendiğini aktarmıştık. Bu çerçevede 2029’da enflasyonun tek haneye indirilmesi ve büyümenin yüzde 5’e yükselmesi hedefi öne çıkarken; enerji fiyatı varsayımları, dış ticaret açığı beklentisi ve mali disiplin vurgusu da programın risk ve dayanıklılık başlıklarını tamamlıyordu.

Bu materyal üçüncü taraf görüşlerini içerebilir, bu web sayfasındaki hiçbir veri ve bilgi Feragatnamemize göre yatırım tavsiyesi teşkil etmez. Katı Editoryal Dürüstlük ilkelerine bağlı kalmamıza rağmen, bu gönderi ortaklarımızın ürünlerine referanslar içerebilir.