Türkiye ekonomisi üçüncü çeyrek büyüme ve faiz kararına odaklanıyor

Türkiye ekonomisi üçüncü çeyrek büyüme ve faiz kararına odaklanıyor
Büyüme ve faiz odağı

Türkiye ekonomisinde geçen hafta açıklanan veriler, üçüncü çeyrek büyümesi, sanayi üretimi ve para politikasına ilişkin görünümü birlikte şekillendiriyor. Sanayi üretimindeki artış ile yıl sonu enflasyon beklentisi, yatırım ve dış ticaret görünümüne dair daha olumlu beklentileri destekliyor.

Öne Çıkanlar

  • 2026 üçüncü çeyrekte ekonomik büyüme geçen yıla göre %6 artarak %4,5 seviyesine ulaşması bekleniyor.
  • Sanayi üretimi, otomotiv ve inşaat sektörlerindeki toparlanma sayesinde yıllık bazda %2,7 artış gösterdi; Merkez Bankası faiz oranlarını sabit tuttu.
  • Yıl sonu enflasyonunun %8,5 olması öngörülüyor; ihracattaki artış ve iyileşen istihdam, yatırım ve büyüme görünümünü destekliyor.

Büyüme verileri ve para politikası çerçevesi

Strateji ve Bütçe Başkanlığı'nın resmî internet sitesinde aktardığı ve haftalık değerlendirmeye göre, 2026 yılı üçüncü çeyrek büyüme verileri açıklanmıştır ve ekonomik büyümenin geçen yıla göre %6 artarak 2026'nın üçüncü çeyreğinde %4,5 seviyesine ulaşması beklenmektedir.

Sanayi üretimi, özellikle otomotiv ve inşaat sektörlerindeki toparlanmanın etkisiyle bir önceki yıla göre %2,7 artış göstermiştir. Merkez Bankası'nın toplantısında ise faiz oranlarının sabit tutulmasına karar verilmiştir.

Yatırım, istihdam ve dış ticaret görünümü

Enflasyon Beklentileri raporuna göre yıl sonu enflasyonunun %8,5 olması öngörülmektedir. Ekonomide genel güvenin artması ve istihdam verilerindeki iyileşme, önümüzdeki dönemlerde yatırımları teşvik edecek unsurlar arasında yer almaktadır.

Dış ticaret açığına ilişkin değerlendirmelerde de ihracattaki artışın yıl sonu görünümünü desteklemesi beklenmektedir. Bu çerçevede, üretim ve talep tarafındaki toparlanmanın Türkiye ekonomisinin genel görünümüne olumlu yansıması öngörülmektedir.

Daha önce yayımladığımız Kocaeli’nin ihracat performansına ilişkin değerlendirmede, kentin ocak-eylül döneminde ihracatını %8,9 artırarak 18,5 milyar doların üzerine taşıdığını ve bu artışta otomotiv başta olmak üzere kimya, elektrik-elektronik ve metal sektörlerinin öne çıktığını aktarmıştık. Avrupa pazarlarından gelen güçlü talebin ve ürün-pazar çeşitliliğinin bu görünümü desteklediğini; ihracattaki ivmenin dış ticaret tarafındaki genel beklentiler açısından da önemli bir gösterge olduğunu vurgulamıştık.

Bu materyal üçüncü taraf görüşlerini içerebilir, bu web sayfasındaki hiçbir veri ve bilgi Feragatnamemize göre yatırım tavsiyesi teşkil etmez. Katı Editoryal Dürüstlük ilkelerine bağlı kalmamıza rağmen, bu gönderi ortaklarımızın ürünlerine referanslar içerebilir.