Türkiye, Sinop nükleer projesi için Kanada seçeneğini Carney ziyareti sırasında değerlendiriyor

Türkiye, Sinop nükleer projesi için Kanada seçeneğini Carney ziyareti sırasında değerlendiriyor
Sinop nükleer için Kanada masada

Kanada Başbakanı Mark Carney'nin 21-24 Ekim tarihleri arasındaki Türkiye ziyareti, Ankara'nın ikinci nükleer santral planı ile enerji ve savunma alanlarındaki olası işbirliklerini yeniden öne çıkarıyor. Görüşmeler, Sinop'ta planlanan santral için CANDU teknolojisinin yanı sıra LNG tedariki, kritik madenler ve savunma sanayiinde ortak üretim başlıklarını da kapsıyor.

Öne Çıkanlar

  • Türkiye, Sinop nükleer santrali için Kanada'nın CANDU reaktör teknolojisini değerlendiriyor ve ortak çalışma grubu kurmayı planlıyor.
  • Kanada-Türkiye enerji görüşmelerinde LNG tedariki ve savunma sanayinde teknolojik işbirliği öne çıkarken, henüz bağlayıcı alım veya büyük ölçekli savunma sözleşmesi açıklanmadı.
  • 2025'te 4,3 milyar dolara ulaşan iki ülke ticareti, kapsamlı serbest ticaret anlaşması müzakereleri ve Carney'nin yatırım görüşmeleriyle hızlandırılmak isteniyor.

Sinop nükleer projesinde seçenekler ve görüşme gündemi

Dunya.com'un aktardığına göre, Carney'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile 22 Ekim Perşembe günü Ankara'da yapması beklenen görüşmede, Türkiye'nin Karadeniz kıyısında kurmayı planladığı nükleer güç santrali başlıca dosyalardan biri olarak öne çıkıyor. İki ülkenin enerji, savunma, ekonomi ve diplomatik ilişkileri kapsayan ortak bir bildiri üzerinde çalıştığı belirtiliyor.

Türkiye'nin Akkuyu'nun ardından hayata geçirmeyi planladığı ikinci nükleer güç santrali için Kanada'nın CANDU reaktör teknolojisi değerlendiriliyor. Görüşmeler kapsamında, Kanadalı şirketin olası teklifinin uygulanabilirliğini inceleyecek ortak bir çalışma grubunun oluşturulması bekleniyor.

Kanada seçeneği, mart ayında Türkiye Nükleer Enerji AŞ ile Kanadalı AtkinsRéalis arasında imzalanan ve CANDU teknolojisinin Türkiye'de uygulanabilirliğinin değerlendirilmesini öngören mutabakat zaptının devamı niteliğini taşıyor. Bununla birlikte Türkiye yalnızca Kanada ile görüşmüyor; Güney Kore'den Korea Electric Power Corporation ile Çin'den State Power Investment Corporation da olası ortaklar arasında yer alıyor. Sinop projesinde hangi ülke veya teknolojiyle ilerleyeceğine ilişkin kesinleşmiş bir karar ise henüz bulunmuyor.

Enerji, savunma ve ticarette daha geniş işbirliği arayışı

Temaslarda enerji başlığının ikinci ayağını LNG tedariki ile kritik minerallerde işbirliği oluşturuyor. Türkiye açısından Kanada'dan olası LNG alımı, doğal gaz tedarik kaynaklarını çeşitlendirme hedefi bakımından önem taşıyor; ancak miktar, fiyat, sözleşme süresi ve teslimat takvimi gibi ticari şartlar henüz açıklanmış değil. Bu nedenle görüşmelerin doğrudan bağlayıcı bir gaz alım anlaşmasıyla sonuçlanacağı netleşmiş değil.

Savunma sanayiinde ise insansız hava araçları, deniz platformları ve savunma teknolojileri öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Kanada'nın 2024'te Türkiye'ye yönelik bazı savunma sanayii ihracat kısıtlamalarını kaldırmış olması, özellikle İHA'larda kullanılan optik sistemler açısından önemli görülüyor. Yeni görüşmelerde teknolojik işbirliği ve ortak üretim imkanlarının ele alınması beklenirken, kısa vadede büyük ölçekli sözleşmelere ilişkin resmî bir açıklama bulunmuyor.

Kanada Başbakanlığı verilerine göre iki ülke arasındaki mal ticareti 2025'te 4,3 milyar dolara ulaşıyor; bunun yaklaşık 3,2 milyar doları Türkiye'nin ihracatından, 1,1 milyar doları ise Kanada'dan ithalattan geliyor. Son beş yılda yaklaşık yüzde 50 büyüyen ticaret hacminin artırılması hedeflenirken, temmuz ayında başlatılan kapsamlı serbest ticaret anlaşması müzakereleri de bu çerçevede öne çıkıyor. Carney'nin Ankara temaslarının ardından 23 Ekim Cuma günü İstanbul'da iş dünyası temsilcileriyle görüşmesi, enerji, havacılık, ileri teknoloji, madencilik ve savunma sanayiinde yatırım fırsatlarını gündeme taşıyor.

Türkiye, Akkuyu'nun ardından Sinop ve Trakya'da yeni nükleer santraller kurmayı, 2050'ye kadar da 20 bin megavat nükleer kapasiteye ulaşmayı hedefliyor. Bu süreçte teknoloji seçimi, finansman koşulları, maliyet ve yerli sanayiye katkı temel belirleyiciler olarak öne çıkarken, Carney'nin ziyareti sırasında beklenen ortak bildiri siyasi çerçeveyi güçlendirebilir. Ancak bu aşama, Sinop için kesin yatırım kararı, yüklenici seçimi veya inşaat sözleşmesi anlamına gelmiyor.

Daha önce yayımladığımız yazıda, Türkiye’nin enerji teknolojilerinde yerli üretim kapasitesini büyütürken Türk Standardları Enstitüsü (TSE) üzerinden uygunluk değerlendirme, test ve belgelendirme altyapısını güçlendirmeye odaklandığını aktarmıştık. Haberde TSE’nin Yeşil OSB sertifikasyonu, ithalat denetimleri ve Ankara Kalite Kampüsü gibi adımlarıyla birlikte Akkuyu NGS’nin inşaat ve devreye alma süreçlerinde de teknik rol üstlendiği vurgulanıyordu. Bu çerçeve, Sinop nükleer projesinde teknoloji seçimi ve uygulanabilirlik değerlendirmeleri gündeme gelirken standartlar, güvenlik ve doğrulama kapasitesinin neden kritik olduğuna da işaret ediyor.

Bu materyal üçüncü taraf görüşlerini içerebilir, bu web sayfasındaki hiçbir veri ve bilgi Feragatnamemize göre yatırım tavsiyesi teşkil etmez. Katı Editoryal Dürüstlük ilkelerine bağlı kalmamıza rağmen, bu gönderi ortaklarımızın ürünlerine referanslar içerebilir.