Türkiye sanayi katma değerini 250 milyar dolara yaklaştırırken teknoloji girişimleri için yeni destekler açıklıyor
Türkiye, sanayi üretimi ve teknoloji girişimciliğinde ölçek büyütme hedefini kamu destekleri ve yeni düzenleme adımlarıyla birlikte ileri taşıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, yıllık sanayi katma değerinin 250 milyar dolara yaklaştığını ve 2030 için 100 bin teknoloji girişimi hedeflediklerini söylüyor.
Öne Çıkanlar
- Türkiye'nin yıllık sanayi katma değeri 250 milyar dolara yaklaşırken ihracatın yüzde 95'i sanayi ürünlerinden oluşuyor.
- Bakanlık, teknoloji girişimlerini büyütmek için girişim sermayesi fonlarına 300 milyon dolar kamu kaynağı ayırırken, bu adımla en az 750 milyon dolarlık ek yatırım hedefleniyor.
- Atatürk Havalimanı terminal binaları dünyanın en büyük girişimcilik merkezi Terminal İstanbul'a dönüştürülürken, dijital şirket kurulumunda yeni regülasyonlar ve SAFE mekanizması teşvik ediliyor.
Sanayi gücü ve girişimcilik hedefleri
Dünya.com'un aktardığına göre Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Terminal İstanbul x SSCI, İnovasyon ve Yatırım Forumu'nda Türkiye'nin teknoloji ve inovasyon alanında güçlü bir ivme yakaladığını, girişimcilik ekosisteminin de son yıllarda önemli ölçüde geliştiğini belirtiyor. Kacır, teknoparklar, Ar-Ge ve tasarım merkezleri, girişim sermayesi fonları, melek yatırımcılar ve girişimcilerle birlikte ölçeği büyüyen bir ekosistemin inşa edildiğini ifade ediyor.
Kacır, Türkiye'nin toplam ihracatının 276 milyar dolar seviyesinde bulunduğunu ve bunun yüzde 95'inin sanayi ürünlerinden oluştuğunu söylüyor. Türk sanayisinin yıllık katma değerinin 250 milyar dolara yaklaştığını belirten Kacır, 23 yıl önce 36 milyar dolar olan ihracatın bugünkü seviyesine ulaştığını, sanayi katma değerinin de yaklaşık 40 milyar dolardan 250 milyar dolara çıktığını dile getiriyor.
Bakan, Türkiye'nin yılda 42 milyar dolar otomotiv, 32 milyar dolar kimya ve 29 milyar dolar makine ihracatı gerçekleştirdiğini kaydediyor. Bu üretim ve ihracat gücünün Ar-Ge ve inovasyon yoğun projelerle daha yüksek katma değere taşınmasını, teknoloji girişimciliğinin de ekonomide yeni bir başarı hikayesi oluşturmasını hedeflediklerini vurguluyor.
Türkiye'de şu anda 8 Turcorn bulunduğunu söyleyen Kacır, bu şirketlerin küresel satın almalarla büyümeyi sürdürdüğünü ve değerlerini artırdığını belirtiyor. 2030 hedefi olarak 100 bin teknoloji girişiminin Türkiye'den doğmasını ve Turcorn'ların toplam değerinin 100 milyar dolara ulaşmasını amaçladıklarını ifade ediyor.
Yeni fonlar, dijital şirket modeli ve Terminal İstanbul
Kacır, bakanlık olarak teknoloji girişimlerini büyütecek girişim sermayesi fonlarına kamu kaynaklarından 300 milyon dolar daha ayıracaklarını açıklıyor. Bu kaynakla birlikte Türk teknoloji girişimlerine en az 750 milyon dolarlık ek yatırım yönelmesini beklediklerini belirtiyor.Regülasyon tarafında Türkiye'nin inovasyon dostu bir yaklaşım benimsediğini söyleyen Kacır, kişisel veriler ve temel haklar konusunda hassasiyet sürerken yapay zeka teknolojilerinin tüm sektörlerde etkin kullanımının önünün açılması gerektiğini ifade ediyor. Yeni nesil düzenlemelerin girişimlerin büyümesi açısından kritik olduğunu, dijital şirket tanımının mevzuata eklenmesiyle dünyanın herhangi bir yerinden girişimlerin Türkiye'de dijital yollarla pratik biçimde kurulabilmesinin hedeflendiğini aktarıyor.
Terminal İstanbul'un bu dijital şirket uygulamasının merkez üssü olacağını belirten Kacır, Atatürk Havalimanı terminal binalarının dünyanın en büyük girişimcilik merkezine dönüştürüldüğünü söylüyor. Terminal İstanbul'da on binlerce girişimin eş zamanlı faaliyet gösterebilmesinin planlandığını, SAFE mekanizmasının daha etkin kullanımının sağlanacağını ve çalışanlara sunulan hisse opsiyonlarında vergi muafiyetlerinin artırıldığını ifade ediyor.
Kacır, çalışanlara verilen hisselerin 6 yıl elde tutulması halinde tamamının gelir vergisinden muaf olacağını belirtiyor. Türkiye'nin ortanca yaşının 34 olduğunu, bunun Avrupa ortalamasından yaklaşık 10 yaş daha genç bir nüfusa işaret ettiğini söyleyen Kacır, genç nüfusun teknoloji girişimciliği açısından ülkenin önemli avantajlarından biri olduğunu vurguluyor.
Daha önce imalat sanayine yönelik kurumlar vergisinin tüm imalatçılar için tek oranla yüzde 12,5’e çekilmesini ve bunun yatırım ortamını güçlendirmeyi hedefleyen bir adım olarak sunulmasını ele almıştık. Aynı çerçevede katılım finansın büyümesi, İstanbul Finans Merkezi üzerinden reel ekonomiyle bağının kuvvetlendirilmesi ve sektörün aktif büyüklüğündeki artışın finansal derinleşmeye katkısı öne çıkıyordu.
En Son Government Haberleri
- Forex
- Crypto