Türkiye arıcılık desteklerini artırırken bal üretiminde küresel üst sıralardaki konumunu koruyor
Dünya Arı Günü kapsamında yapılan açıklamalar, Türkiye'de arıcılığın yalnızca bal üretimi değil, tarımsal verimlilik ve gıda arz güvenliği açısından da stratejik bir alan olduğunu ortaya koyuyor. Bakanlık, sektörün üretim kapasitesini büyütmek ve sürdürülebilirliğini güçlendirmek için temel desteğe ek yeni teşvikler uyguladığını belirtiyor.
Öne Çıkanlar
- Tarım ve Orman Bakanlığı, kadın ve genç yetiştiricilere yüzde 40, gezginci arıcılara yüzde 30, örgütlere yüzde 20 ek destek sağlıyor.
- Türkiye 2025 TÜİK verilerine göre 8 milyon 817 bin 155 kovan ve 97 bin 253 ton bal ile dünyada ilk üçte yer alıyor, dünya çam balı üretiminin yüzde 90'ı ülkede gerçekleşiyor.
- Islah programları ve damızlık sistem entegrasyonu ile bal üretim verimi artırılırken, biyolojik çeşitlilik ve arı ihracatı kapasitesi de güçleniyor.
Destek modeli ve sektörün mevcut ölçeği
Tarım ve Orman Bakanlığı'nın açıklamasına göre Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, hayvancılık yol haritası kapsamında arıcılığa yönelik yeni destekleme modelinin temel desteğe ilave ödemeler içerdiğini bildiriyor. Buna göre kadın ve genç yetiştiricilere yüzde 40, planlama kapsamındaki gezginci arıcılara yüzde 30, 1. derece tarımsal amaçlı örgütlere ise yüzde 20 ilave destek sağlanıyor.
Yumaklı, Dünya Arı Günü vesilesiyle arılar ve diğer tozlayıcıların ekosistem, biyolojik çeşitlilik ve gıda güvenliği açısından kritik rolünü vurguluyor. Tozlaşmanın yaklaşık yüzde 75'inin arılar ve diğer polinatörler tarafından sağlandığını belirten Bakan, bu nedenle arıcılığın sürdürülebilir tarımın temel unsurlarından biri olduğunu ifade ediyor.
2025 TÜİK verilerine göre Türkiye'de 96 bin 646 arıcılık işletmesi, 8 milyon 817 bin 155 arılı kovan ve 97 bin 253 ton bal üretimi bulunuyor. Yumaklı, Türkiye'nin koloni sayısı ve bal üretiminde dünyada ilk üçte, AB'de ise ilk sırada yer aldığını, ayrıca 39 coğrafi işaretli bal çeşidine sahip olduğunu belirtiyor.
Bingöl balı ve Yenice ıhlamur balının AB'den coğrafi işaret aldığına dikkat çeken Yumaklı, dünya çam balı üretiminin yaklaşık yüzde 90'ının Türkiye'de, bunun da yüzde 70 ila 80'inin Muğla'da gerçekleştirildiğini kaydediyor. Bakanlık ayrıca propolis, polen, arı sütü ve arı zehri gibi bal dışı ürünlerde üretimi artırmaya dönük çalışmalar yürütüyor, organik üretim yapan arıcılara da sertifikalı üretim şartıyla kovan başına destek veriyor.
Islah programları ve tarımsal etkiler
Türkiye'nin arı genetik kaynakları bakımından önemli bir merkez olduğunu belirten Yumaklı, Anadolu ve Kafkas arısı gibi yerli ırk ve ekotiplerin korunması için üniversiteler ile arı yetiştiricileri birlikleri iş birliğinde ıslah çalışmaları yürütüldüğünü söylüyor. Bu çalışmalar, bölgesel ekotiplerin korunması, damızlık ana arı üretiminin artırılması ve bölgelere uyumlu ırkların yaygınlaştırılması hedefiyle sürdürülüyor.Bakanlığa göre çiftleşme bölgeleri oluşturularak genetik saflığın korunması, koloni kayıplarının azaltılması, bal verimi ile kalitesinin yükseltilmesi amaçlanıyor. Yumaklı, Ulusal Damızlık Sistemi'nin devreye alınmasıyla Hayvancılık Genel Müdürlüğü, Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği ve ilgili ıslah birimleri arasında entegrasyon kurulacağını, bunun da programların daha etkin izlenmesini sağlayacağını ifade ediyor.
Bu çerçeve, arıcılık sektöründe verim artışı ve maliyetlerin düşürülmesi kadar kırsal kalkınma, biyolojik çeşitliliğin korunması ve tarımsal üretimde süreklilik açısından da önem taşıyor. Destekler ve ıslah programları, Türkiye'nin hem bal üretimindeki güçlü konumunu sürdürmesini hem de sertifikalı damızlık ana arı üretimi ve ihracatında yeni bir kapasite oluşturmasını hedefliyor.
Daha önce 2025 TÜİK verilerine göre Türkiye’de hayvan varlığı artmasına rağmen kırmızı et ve çiğ süt üretiminin gerilediğini yazmıştık. Haberde, düşüşte verim kaybı, hastalıklar (özellikle şap) ve talep koşullarının etkili olduğu; fiyat baskısı ve maliyetlerin üretici tarafında dengeyi zorladığı vurgulanmıştı.
En Son Social Policy Haberleri
- Forex
- Crypto