Türkiye inşaat sektörü orta vadeli yeniden inşa ve dönüşüm fırsatlarına hazırlanıyor

Türkiye inşaat sektörü orta vadeli yeniden inşa ve dönüşüm fırsatlarına hazırlanıyor
İnşaatta dönüşüm fırsatı

Türkiye'de inşaat sektörü, büyüme, istihdam ve ihracata katkısı nedeniyle ekonomi politikalarının merkezindeki alanlardan biri olmayı sürdürüyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, orta vadede bölgesel yeniden inşa sürecinin sektöre yeni fırsatlar açacağını ve kentsel dönüşümün zorunlu bir gündem olduğunu belirtiyor.

Öne Çıkanlar

  • Türkiye inşaat sektörü 2023'te yüzde 10,8 büyüdü, ekonominin büyümesini geride bırakırken doğrudan istihdam 2,2 milyonun üzerine çıktı.
  • Türk müteahhitler 138 ülkede toplam 563 milyar $ projeye imza attı, yapı malzemeleri ihracatı 2023'te 35,5 milyar $ ile toplam ihracatın yaklaşık yüzde 13'ünü oluşturdu.
  • Kentsel dönüşüm, dijital altyapı ve büyük ulaştırma projeleri (Zengezur Koridoru, Kalkınma Yolu, Hicaz Demiryolu) Türkiye'ye orta vadede yeni iş hacmi ve rekabet avantajı sağlayacak.

Büyüme performansı ve orta vadeli fırsatlar

Dunya.com'un aktardığına göre Cevdet Yılmaz, Ankara'da Ticaret Bakanlığı'nın destekleriyle Türkiye Müteahhitler Birliği tarafından düzenlenen İnşaat Zirvesi Türkiye programında, inşaat sektörünün ekonominin büyüme ve kalkınma sürecinde özel bir konum taşıdığını söylüyor. Yılmaz, sektörün gayrisafi yurt içi hasılanın yaklaşık yüzde 6'sını oluşturduğunu, diğer sektörler üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkiler dikkate alındığında bu payın daha da yükseldiğini ifade ediyor.

Yılmaz, Türkiye ekonomisinin 2002-2025 döneminde yıllık ortalama yüzde 5,3 büyüdüğünü, inşaat sektörünün ise yüzde 6,8 büyüme gösterdiğini belirtiyor. Geçen yıl ekonominin yüzde 3,6 büyüdüğünü, buna karşılık sektörün yüzde 10,8 performans sergilediğini kaydeden Yılmaz, bu yılın ilk çeyreğinde de büyümenin sürdüğünü ve ivmenin korunduğunu aktarıyor.

Doğrudan istihdamın 2,2 milyonun üzerine çıktığını söyleyen Yılmaz, Türk müteahhitlik firmalarının bugüne kadar 138 ülkede toplam 563 milyar dolara yakın proje üstlendiğini vurguluyor. Dünyanın en büyük 250 uluslararası müteahhitlik firması listesinde 45 Türk firmasının yer aldığını belirten Yılmaz, yapı malzemeleri sektörünün de geçen yıl 35,5 milyar dolarlık ihracatla toplam mal ihracatının yaklaşık yüzde 13'ünü gerçekleştirdiğini ifade ediyor.

Yılmaz, savaşların sona erdiği bir ortamda bölgede yeniden inşa çalışmalarının hızlanacağına inandığını, bunun da inşaat sektörü için yeni bir perspektif oluşturacağını dile getiriyor. Hükümetin müteahhitleri ve yapı sektörünü fuar, tasarım, TURQUALITY ve sektörel ticaret heyeti destekleri dahil geniş bir araç setiyle desteklemeyi sürdürdüğünü ekliyor.

Kentsel dönüşüm ve bağlantısallık gündemi

Yılmaz, dijital teknolojiler ve yapay zekanın inşaat sektöründe dönüşümü derinleştirdiğini, Türkiye'nin dijital ve yeşil dönüşümü kalkınma stratejisinin merkezine yerleştirdiğini belirtiyor. İnşaat ve yapı ekosisteminin de bu çerçevede yeniden şekillenmesi gerektiğini söyleyen Yılmaz, afet risklerinin yüksek olduğu ülkede riskli alanların dönüştürülmesini hayati görüyor.

Kentsel dönüşümün bir tercih değil, yaşam kurtaran bir zorunluluk olduğunu vurgulayan Yılmaz, akıllı şehir uygulamalarından gelişmiş yapı teknolojilerine, dijital altyapılardan sürdürülebilir ulaşım sistemlerine kadar atılacak adımların şehirlerin dayanıklılığını artıracağını ifade ediyor. Bu çerçevede inşaat sektörüne önemli görev düştüğünü belirtiyor.

Yılmaz ayrıca küresel üretim ve tedarik yaklaşımında maliyet odaklı bakışın yerini dayanıklılık, risk azaltma ve çeşitlendirme eksenli bir anlayışın aldığını söylüyor. Türkiye'nin Asya, Avrupa ve Afrika'nın kesişimindeki konumuna işaret eden Yılmaz, Zengezur Koridoru, Kalkınma Yolu ve Hicaz Demiryolu gibi hatların yalnızca ulaştırma projeleri değil, aynı zamanda enerji, dijital altyapı ve ticaret rotaları olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Bu bağlantısallık perspektifinin Türkiye için orta vadede önemli ekonomik kazanımlar yaratabileceğini söyleyen Yılmaz, güçlü mühendislik birikimi, üretim kapasitesi, müteahhitlik tecrübesi ve teknoloji dönüşüm kabiliyetinin daha ileriye taşınacağını ifade ediyor. Bu sürecin inşaat sektörü ile yapı malzemeleri sanayisine yeni iş hacmi ve bölgesel rekabet avantajı sağlayabileceği değerlendiriliyor.

Daha önce yayımladığımız haberde, TÜİK’in Nisan 2026 inşaat üretim endeksi verilerinin hem yıllık hem aylık bazda artışa işaret ettiğini aktarmıştık. Özellikle bina dışı yapıların inşaatında çift haneli yükselişin öne çıktığını, buna karşın bina inşaatında yatay seyrin ve özel inşaat faaliyetlerinde sınırlı aylık geri çekilmenin alt sektörler arasında momentum farkına işaret ettiğini belirtmiştik.

Bu materyal üçüncü taraf görüşlerini içerebilir, bu web sayfasındaki hiçbir veri ve bilgi Feragatnamemize göre yatırım tavsiyesi teşkil etmez. Katı Editoryal Dürüstlük ilkelerine bağlı kalmamıza rağmen, bu gönderi ortaklarımızın ürünlerine referanslar içerebilir.