TÜSİAD, Türkiye'nin küresel üretim ve enerji mimarisinde konumunu güçlendirmesini istiyor

TÜSİAD, Türkiye'nin küresel üretim ve enerji mimarisinde konumunu güçlendirmesini istiyor
TÜSİAD'dan üretim ve enerji çağrısı

Küresel ekonomide jeopolitik gerilimler, enerji güvenliği ve teknolojik dönüşüm iş dünyasının stratejik gündemini yeniden şekillendiriyor. TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Ömer Aras, bu süreçte Türkiye'nin yeni düzende üretim, teknoloji ve enerji alanlarında daha güçlü bir konum alması gerektiğini söylüyor.

Öne Çıkanlar

  • TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi'nde Ömer Aras, küresel ekonomideki dönüşümün hızlandığını ve U.S.-Çin rekabetinin enerji, teknoloji ve güvenlik alanlarında sertleştiğini vurguladı.
  • Aras, enerji güvenliği ve yapay zekâ kaynaklı artan enerji talebinin, teknolojik rekabeti ekonomikten jeopolitik boyuta taşıyarak enerji maliyet ve kaynak stratejilerini öne çıkardığını belirtti.
  • Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği'nin güncellenmesini kritik gören Aras, Türkiye'nin üretim, teknoloji ve enerji mimarisinde sağlam konumlanmasının iş dünyası için öncelikli olduğunu ifade etti.

Küresel dönüşümde Türkiye için stratejik başlıklar

Dünya.com'un aktardığına göre, TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi toplantısında konuşan Ömer Aras, küresel ekonomide yaşanan dönüşümün hız kazandığını ve dünyanın daha kırılgan, parçalı ve belirsiz bir döneme girdiğini belirtiyor. Aras, U.S. ile Çin arasındaki rekabetin ticaretten teknolojiye, enerjiden güvenliğe kadar birçok alanda sertleştiğini, küresel sistemin ise henüz yeni bir dengeye ulaşamadığını ifade ediyor.

Son 25 yılda üretim merkezinin ağırlıklı olarak Doğu'ya kaydığını söyleyen Aras, üretim gücü ile askeri gücün artık aynı coğrafyada bulunmadığına dikkat çekiyor. Bu tablo, küresel tedarik zincirleri ve sanayi politikaları açısından yeni bir kırılma dönemi yaşandığına işaret ediyor.

Aras'a göre enerji güvenliği ve teknolojik dönüşüm, yeni dönemin temel belirleyicileri arasında yer alıyor. Enerji ithalatçısı ülkelerin daha güvenli ve düşük maliyetli kaynaklara yöneldiğini belirten Aras, yapay zekâ alanındaki gelişmelerin enerji talebini hızla artırdığını ve teknolojik rekabetin artık yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda jeopolitik bir boyut taşıdığını vurguluyor.

Avrupa Birliği ilişkileri ve büyüme gündemi

Aras, Türkiye'nin yeni küresel düzende önemli fırsatlarla karşı karşıya olduğunu ve ülkenin NATO'nun dönüşüm sürecinde de kritik bir rol üstlenebileceğini ifade ediyor. İklim değişikliğinin ekonomik etkilerinin önümüzdeki dönemde daha belirleyici hale geleceğini söyleyen Aras, sürdürülebilir büyüme için ortak bir ekonomik vizyon oluşturulması gerektiğini dile getiriyor.

Avrupa Birliği ile ilişkilerin ekonomik çerçevede önemini vurgulayan Aras, Gümrük Birliği'nin güncellenmesini Türkiye açısından kritik görüyor. Aras, Türkiye'nin yeni dönemin üretim, teknoloji ve enerji mimarisinde sağlam bir yer edinmesi gerektiğini belirterek, dış ekonomik entegrasyonun ve stratejik konumlanmanın iş dünyası açısından öncelik taşıdığı mesajını veriyor.

Daha önce yayımladığımız yazıda, VivaTech 2026’da Türkiye’nin startup ekosistemi, yapay zekâ ve dijital altyapı hedeflerini uluslararası vitrine taşımasını ele almıştık. Turcorn 100 ve Türkiye Tech Visa gibi programlarla girişimcilik kapasitesinin büyütülmesi, 2030’a kadar veri merkezi kapasitesinin artırılması ve yapay zekâ-bulut altyapısına özel sektör öncülüğünde büyük ölçekli yatırım planları öne çıkıyordu.

Bu materyal üçüncü taraf görüşlerini içerebilir, bu web sayfasındaki hiçbir veri ve bilgi Feragatnamemize göre yatırım tavsiyesi teşkil etmez. Katı Editoryal Dürüstlük ilkelerine bağlı kalmamıza rağmen, bu gönderi ortaklarımızın ürünlerine referanslar içerebilir.