Güneydoğu Anadolu’nun hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü, yılın ilk beş ayında 1,5 milyar dolarlık ihracata ulaşarak bölge satışlarının ana taşıyıcısı olmayı sürdürüyor. Bölgenin toplam 4,8 milyar dolarlık ihracatının yüzde 30,9’unu oluşturan sektör, Orta Doğu’daki gerilemeye karşı Afrika pazarındaki büyümeyle ticaret rotasını yeniden şekillendiriyor.
Öne Çıkanlar
- Orta Doğu’ya ihracat yüzde 12,3 düşüşle 591,9 milyon dolara gerilerken, Afrika’ya satışlar yüzde 15,9 artışla 535,2 milyon dolara yükseldi.
- Ayçiçek yağı ihracatı yüzde 22,7 artarak 331,5 milyon dolara ulaşırken, makarna ihracatı yüzde 8,8 artışla 269 milyon dolara çıktı.
- Güneydoğu Anadolu’da lojistik kapasite artırımı ve yeni transit hatlar, bölgesel gıda ticaretindeki rekabet gücünü ve teslim süresini iyileştirmeyi hedefliyor.
Pazar dağılımında yön değişimi
Dünya.com’un aktardığına göre, sektörün ilk beş aydaki ihracatı değer olarak güçlü seyrini korurken miktar bazında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,4 geriliyor. Buna karşılık pazar kompozisyonundaki değişim daha belirgin hale geliyor, Orta Doğu’ya ihracat yüzde 12,3 düşüşle 591,9 milyon dolara inerken Afrika pazarına satışlar yüzde 15,9 artışla 535,2 milyon dolara yükseliyor.Ürün grupları içinde en yüksek gelir 331,5 milyon dolarla ayçiçek yağından elde ediliyor ve bu kalemde ihracat yüzde 22,7 artıyor. Makarna ihracatı ise yüzde 8,8 yükselerek 269 milyon dolara ulaşıyor; beş aylık dönemde 497,3 bin ton makarna, 332,8 bin ton buğday unu ve 203,2 bin ton ayçiçek yağı ihraç ediliyor.
Lojistik hatlar ve üretim planları öne çıkıyor
Küresel ticarette artan jeopolitik riskler ve lojistik kırılmalar, sektörü yeni taşıma ve transit hatlarına odaklanmaya yöneltiyor. Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, Orta Doğu’daki gelişmelerin güvenilir kara koridorlarının önemini artırdığını, Suriye hattındaki normalleşme adımları ile yeni transit bağlantılarının Türkiye’nin bölgesel gıda tedarikindeki rolünü güçlendirebileceğini söylüyor.Kadooğlu, İslahiye ve Nusaybin üzerinden planlanan kapasite artışlarının Kalkınma Yolu vizyonuyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Türkiye-Suriye-Ürdün-Suudi Arabistan hattının daha etkin işlemesi halinde temel gıda ürünlerinde teslim sürelerinin kısalabileceğini, bunun da Türkiye’nin bölgesel ticarette rekabet gücünü artırabileceğini ifade ediyor.
Sektörün ikinci ana gündemi ise hammadde ve tedarik yönetimi olarak öne çıkıyor. Yeni hasat döneminde güçlü rekolte beklenirken, iklim koşullarının kalite ve hasat takvimi üzerinde baskı oluşturabileceği değerlendiriliyor; bu nedenle üretim planlamasında daha esnek ve çok yönlü tedarik stratejileri önem kazanıyor. Sektör temsilcileri, üretim kapasitesi ile yeni lojistik bağlantıların birlikte değerlendirilmesi halinde Güneydoğu Anadolu’nun önümüzdeki dönemde bölgesel gıda ticaretindeki ağırlığını artırabileceği görüşünü paylaşıyor.
Daha önce Körfez’den Türkiye ve Avrupa’ya uzanan ticaret akışını hızlandırmayı hedefleyen Irak üzerinden yeni bir lojistik hattın devreye alınmasını ele almıştık. Halife Limanı ile Umm Kasr Limanı arasında başlatılan entegre hizmetlerin, haftalık seferlerle konteyner ve genel yük taşımacılığını destekleyerek Türkiye ve Suriye sınırlarına uzanan kara bağlantıları üzerinden bölgesel tedarik zincirini güçlendirmesi bekleniyordu.
En Son Pakistan Haberleri
- Forex
- Crypto