TCMB faizini sabit tutarken ekonomistler jeopolitik risklerin indirim alanını sınırladığını söylüyor
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, temmuz ayı Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini yüzde 37'de bırakarak enflasyon görünümü ile jeopolitik gelişmeler arasındaki dengeyi koruyor. Karar metni, haziranda enflasyonun ana eğiliminde sınırlı gerilemeye işaret ederken temmuzda geçici yükseliş ve enerji fiyatlarında yeniden artış riski beklendiğini ortaya koyuyor.
Öne Çıkanlar
- TCMB politika faizini sabit tutarken karar metninde jeopolitik gelişmeler ve enerji fiyatlarındaki yükselişe vurgu yaptı.
- Ekonomistler, iç talepteki zayıflığın ve enerji fiyatlarındaki artışın faiz indirimi alanını daralttığını; olası indirimlerin jeopolitik risklere bağlı olduğunu belirtiyor.
- Yıl sonu politika faizi beklentisi yüzde 34, enflasyon beklentisi yüzde 29 seviyesinde kalırken, Orta Doğu'daki savaş ve enerji fiyatları risk olarak öne çıkıyor.
Karar metni ve ilk piyasa değerlendirmeleri
Dunya.com'un aktardığına göre TCMB, karar metninde jeopolitik gelişmeler nedeniyle enerji fiyatlarının yeniden yükseliş eğilimine girdiğini, buna karşılık iç talepteki zayıf seyrin daha belirgin hale geldiğini vurguluyor. Bu çerçeve, piyasada faiz indirimi kapısının tamamen kapanmadığı ancak zamanlamanın dış risklere daha bağlı hale geldiği yönünde yorumlanıyor.Ekonomist Uğur Gürses, metindeki dilin Merkez Bankası'nın faiz indirimi niyetini koruduğu mesajını verdiğini savunuyor. Gürses, bankanın jeopolitik gelişmeleri öne çıkararak kısa vadede bekleme çağrısı yaptığını, ancak uygun koşullar oluşursa indirim eğilimini sürdürdüğünü belirtiyor.
Eski TCMB Başekonomisti Hakan Kara da iç talepteki zayıflamanın karar metninde daha belirgin ifade edilmesine dikkat çekiyor. Kara'ya göre faiz indirimi olasılığı halen masada duruyor, ancak bunun gerçekleşmesi jeopolitik koşulların elverişli olmasına bağlı kalıyor.
Enerji fiyatları ve yıl sonu beklentilerine etkisi
Ekonomist İris Cibre, mevcut değerlendirmesinde yıl sonu politika faizi beklentisini yüzde 34, enflasyon beklentisini ise yüzde 29 seviyesinde koruyor. Cibre, Merkez Bankası'nın ilk fırsatta faiz indirimine yönelebileceği çıkarımını sürdürürken temel risk unsuru olarak Orta Doğu'daki savaşı ve enerji fiyatlarını öne çıkarıyor.Cibre'ye göre savaşın ağustos sonuna kadar uzaması ve enerji fiyatlarındaki yükselişin devam etmesi halinde yıl sonu tahminlerinin revize edilmesi gerekebiliyor. Bu değerlendirme, para politikasının önümüzdeki dönemde yalnızca iç talep ve enflasyon eğilimine değil, aynı zamanda bölgesel jeopolitik gelişmelerin enerji maliyetleri üzerindeki etkisine de duyarlı kaldığını gösteriyor.
Daha önce yayımladığımız yazıda Orta Doğu’daki gerilimin küresel enerji piyasalarını yeniden oynaklaştırarak Türkiye’de enflasyon beklentileri ve TCMB’nin faiz patikasına ilişkin öngörüleri nasıl etkileyebileceğini ele almıştık. Hürmüz Boğazı çevresinde arz ve taşımacılık risklerinin Brent petrol başta olmak üzere emtialarda sert fiyat hareketleri yaratabileceğini, bunun da enerji ithalatçısı ülkelerde kur ve piyasalar üzerinde baskı oluşturabileceğini vurgulamıştık.
En Son TCMB Haberleri
- Forex
- Crypto