Hapag-Lloyd, Türkiye-ABD doğu kıyısı taşımalarında konteyner başına ek ücreti devreye alıyor
Türkiye'den U.S. doğu kıyısı ve Körfez limanlarına ihracat yapan şirketler, 12 Eylül itibarıyla konteyner başına yeni bir sezon yoğunluğu ek ücretiyle karşı karşıya kalıyor. Süresiz olarak yürürlüğe giren uygulama, mevcut deniz navlunu ve diğer operasyonel kalemlere eklenerek özellikle yüksek hacimli sevkiyatlarda toplam lojistik maliyetini artırıyor.
Öne Çıkanlar
- Hapag-Lloyd 12 Eylül 2026'dan itibaren Türkiye çıkışlı U.S. doğu kıyısı ve Körfez hattındaki tüm konteynerler için sezon yoğunluğu ek ücreti uygulayacak.
- Yeni tarife kapsamında 20 feet konteynerler için $400, 40 feet konteynerler için $500 ek ücret ana navluna ek olarak faturalandırılacak.
- Ek ücretin belirli bir bitiş tarihi yok; yeni maliyetler, özellikle düşük birim değerli ürünlerde Türkiye'den U.S. limanlarına ihracat yapan şirketler için rekabet ve planlama baskısı yaratıyor.
Yeni tarifenin kapsamı ve maliyet etkisi
Dünya.com'un aktardığına göre Hapag-Lloyd, Türkiye çıkışlı U.S. doğu kıyısı ve Körfez hattındaki tüm seferler için sezon yoğunluğu ek ücretini 12 Eylül 2026'da başlayan sevkiyatlardan itibaren uygulamaya alıyor. Düzenleme belirli bir ürün grubuyla sınırlı kalmıyor ve söz konusu hatlardaki tüm konteyner türlerini kapsıyor.Yeni tarifeye göre 20 feet konteynerler için 400 dolar, 40 feet konteynerler için 500 dolar ek ücret uygulanıyor. Bu tutarlar mevcut taşıma ücretlerinin yerine geçmiyor; deniz navlunu ile yakıt, güvenlik ve terminal elleçleme kalemleri yürürlükte kalıyor. Yerel masraflar ile olağanüstü koşullara bağlı diğer ücretler de sevkiyata göre ayrıca faturaya yansıyabiliyor.
Bu yapı nedeniyle ihracatçının gerçek toplam maliyeti yalnızca açıklanan ek ücretten oluşmuyor. Konteyner başına sabit alınan bedelin ürün maliyetine etkisi, taşınan yükün değeri ve konteyner içindeki ürün miktarına göre değişiyor.
İhracatçılar için rekabet ve planlama baskısı
Yüksek değerli ürünlerde ek maliyetin birim fiyat içindeki payı daha sınırlı kalabiliyor. Buna karşılık mobilya, tekstil, gıda ve yapı malzemeleri gibi düşük birim değerli veya hacimli sevkiyatlarda maliyet baskısı daha belirgin hissediliyor; şirketlerin bu yükü marjlarından mı karşılayacağı yoksa satış fiyatlarına mı yansıtacağı U.S. pazarındaki rekabet koşullarına bağlı oluyor.Türkiye çıkışlı deniz taşımalarında navlun dışındaki yakıt, güvenlik, terminal ve sezon yoğunluğu gibi kalemlerin artması, toplam taşıma maliyetinin yalnızca ana navlun fiyatına bakılarak hesaplanmasını zorlaştırıyor. Kararın doğrudan U.S. doğu kıyısı ve Körfez limanlarına yönelik olması, bu bölgelere düzenli sevkiyat yapan şirketlerin yeni siparişlerde ve teslimat sözleşmelerinde lojistik giderlerini yeniden değerlendirmesini gerektiriyor.
Ek ücret için şu aşamada açıklanmış bir bitiş tarihi bulunmuyor ve uygulama ikinci bir duyuruya kadar sürüyor. Aynı hatta faaliyet gösteren diğer büyük konteyner taşımacılığı şirketlerinin benzer adımlar atması halinde, Türkiye ile U.S. arasındaki deniz taşımacılığı maliyetlerindeki artış tek bir şirket tarifesinin ötesine geçebiliyor.
Temmuz ayı ödemeler dengesi verileri ve ihracatçıların rekabet gücüne ilişkin daha önce aktardığımız değerlendirmede, yıllıklandırılmış cari açığın 40,7 milyar dolar seviyesinde seyrettiği ve hizmet ihracatının dış dengeyi desteklediği vurgulanmıştı. Yazıda ayrıca, küresel ticarette belirsizlikler ve maliyet baskıları artarken ekonomi yönetiminin ihracatçıların rekabet gücünü artıracak adımları ve yüksek teknolojili/katma değerli üretimi destekleyen politikaları sürdürme mesajı öne çıkarılmıştı.
En Son Supply Chain Haberleri
- Forex
- Crypto