Türkiye, IMF mali şeffaflık değerlendirmesinde üst sıralara çıktı

Türkiye, IMF mali şeffaflık değerlendirmesinde üst sıralara çıktı
IMF'de Türkiye zirvede

Uluslararası Para Fonu'nun güncel mali şeffaflık değerlendirmesi, Türkiye'nin kamu mali yönetiminde son 10 yılda belirgin ilerleme kaydettiğini gösteriyor. Değerlendirme, bütçe yönetimi, mali istatistikler, mali risk yönetimi ve hesap verebilirlik alanlarındaki dönüşümün Türkiye'yi yaklaşık 40 ülke arasında üst sıralara taşıdığını ortaya koyuyor.

Öne Çıkanlar

  • IMF'nin Mali Şeffaflık Değerlendirmesi raporu, Türkiye'yi aralarında UK, Finlandiya ve Avusturya'nın da olduğu 40 ülke içinde en üst sıralara yerleştirdi.
  • Türkiye'nin mali şeffaflıkta kaydettiği ilerlemede, performans esaslı program bütçe ile uluslararası kamu muhasebe standartlarının uygulanmasının etkili olduğu vurgulandı.
  • IMF raporu, 20 yılı aşkın kurumsal dönüşüm ve 2015 sonrası yapısal reformların Türkiye'nin uluslararası mali yönetim performansını belirgin biçimde yükselttiğini gösteriyor.

Mali şeffaflıkta reformların birikimli etkisi

Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre, IMF'nin Mali Şeffaflık Değerlendirmesi güncellemesi kapsamında yayımlanan Türkiye raporu, ülkenin kamu mali yönetimi uygulamalarında kaydettiği ilerlemeyi öne çıkarıyor. Raporda, Türkiye'nin değerlendirme süreci tamamlanan ve aralarında UK, Finlandiya, İrlanda, Avusturya ve Portekiz'in de yer aldığı yaklaşık 40 ülke içinde en üst sıralarda bulunduğu belirtiliyor.

IMF, bu ilerlemede mali istatistiklerin sürekli geliştirilmesi, performans esaslı program bütçenin uygulanması ve uluslararası kamu muhasebe standartlarının hayata geçirilmesine yönelik reformların etkili olduğunu vurguluyor. Fon, mali şeffaflıktaki gelişimi 20 yılı aşkın süredir devam eden kurumsal dönüşümün sonucu olarak değerlendiriyor.

Kamu mali yönetiminde uzun dönemli dönüşüm

Rapor, Türkiye'nin mevcut konumunu önceki incelemelerle karşılaştırarak dönüşümün zaman içindeki seyrini de ortaya koyuyor. IMF'nin 2000 yılındaki ilk mali raporlama ve standartlar incelemesinde, bütçe hazırlama ve uygulama süreçlerinde eksiklikler bulunduğu, kamu mali raporlamasının büyük ölçüde nakit esaslı bütçe bilgisine dayandığı, bilanço verilerinin sınırlı kaldığı ve mali risklerin yeterince açıklanmadığı tespit ediliyordu.

2015 yılındaki değerlendirmede ise hukuki çerçevenin önceki döneme göre güçlendiği, orta vadeli bütçeleme uygulamalarının geliştirildiği ve mali raporlama kapsamının genel yönetim sektörünü içerecek şekilde genişletildiği ortaya konuluyordu. Son güncelleme, bu yapısal adımların uluslararası karşılaştırmalarda Türkiye'nin görünümünü güçlendirdiğine işaret ediyor.

Daha önce yayımladığımız Eylül 2026 merkezi yönetim bütçesi verileri analizinde, gider artışının gelir artışını aşmasıyla bütçe açığının 532,2 milyar liraya yükseldiğini ve ocak-eylül döneminde toplam açığın 1,84 trilyon lirayı geçtiğini aktarmıştık. Haberde, harcama-gelir makasının belirginleşmesinin yılın geri kalanında bütçe performansının kamu harcamalarının seyri ve gelir tahsilatının gücü açısından yakından izlenmesi gerektiğine işaret ettiği vurgulanmıştı.

Bu materyal üçüncü taraf görüşlerini içerebilir, bu web sayfasındaki hiçbir veri ve bilgi Feragatnamemize göre yatırım tavsiyesi teşkil etmez. Katı Editoryal Dürüstlük ilkelerine bağlı kalmamıza rağmen, bu gönderi ortaklarımızın ürünlerine referanslar içerebilir.