Ankara Ticaret Odası vergi indirimi çağrısıyla yatırım iştahının artacağını söylüyor
Küresel jeopolitik gerilimlerin enerji, lojistik ve sigorta maliyetlerini artırdığı bir dönemde, Ankara Ticaret Odası vergi politikasında sadeleşme ve indirimlerin Türkiye'nin yatırım cazibesini güçlendireceğini savunuyor. Kurumlar vergisinde ihracatçı ve üretici şirketlere yönelik planlanan indirimlerin, yatırım, üretim ve istihdam üzerinde olumlu etki yaratabileceği belirtiliyor.
Öne Çıkanlar
- Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran, Hürmüz Boğazı'ndaki denizcilik kısıtlamalarının enerji, lojistik ve sigorta maliyetlerinde artışla küresel enflasyonu yükselttiğini belirtti.
- Türkiye, 'Türkiye Yüzyılı: Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı' kapsamında imalatçı ihracatçılar için kurumlar vergisini yüzde 20'den yüzde 9'a, diğer ihracatçılar için yüzde 14'e düşürmeyi planlıyor.
- Baran, tek oranlı yüzde 15 kurumlar vergisinin adil rekabet ortamı ve yatırım artışı sağlayacağını, düşük oran politikasının üretim ve ihracatı destekleyeceğini savunuyor.
Vergi indirimi ve yatırım ortamı önerileri
Dunya.com'un aktardığına göre Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran, İran, İsrail ve U.S. eksenindeki gerilimlerin küresel ekonomide belirsizliği artırdığını, özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelerin tedarik zincirlerindeki kırılganlığı görünür hale getirdiğini belirtiyor. Baran, Hürmüz'de yaşanan fiili kısıtlamaların denizcilikte tıkanmalara yol açtığını, bunun da enerji, lojistik ve sigorta maliyetleri üzerinden küresel enflasyonu yukarı çektiğini ifade ediyor.
Baran, Türkiye'nin “Türkiye Yüzyılı: Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı” ile yatırım ortamını güçlendirmeyi hedeflediğini söylüyor. Program kapsamında imalatçı ihracatçılar için kurumlar vergisinin yüzde 20'den yüzde 9'a, imalatçı olmayan ihracatçılar için ise yüzde 14'e düşürülmesinin planlandığını, transit ticaret ve yurt dışı faaliyetlerden elde edilen kazançlara yönelik istisnaların artırılmasının ve yüksek katma değerli hizmet ihracatına dönük vergi avantajlarının genişletilmesinin öngörüldüğünü aktarıyor.
Yatırım süreçlerinin sadeleştirilmesine dönük tek durak büro uygulamasının da yatırımcı açısından önemli olduğunu belirten Baran, bürokrasinin azaltılmasının Türkiye'nin yatırımcı dostu konumunu güçlendireceğini kaydediyor. Start-up ekosistemine yönelik teşvikler, dijital şirket uygulamaları ve finansmana erişimi kolaylaştıran düzenlemelerin girişimcilik için yeni fırsatlar sunduğunu da ekliyor.
Sanayi, ihracat ve rekabet gücüne olası etkiler
Mevcut vergi yapısında farklı oranların uygulanmasının mevzuata uyum ve rekabet açısından sorun yarattığını söyleyen Baran, kurumlar vergisinin tek bir oranda, yüzde 15 seviyesinde uygulanmasının daha adil ve rekabetçi bir yapı oluşturacağını savunuyor. Düşük oranlı vergi politikasının ekonomik faaliyetleri artırabileceğini, işletmelerin öz kaynaklarını güçlendirebileceğini ve bunun yatırım kararlarını destekleyebileceğini ifade ediyor.Baran, düşük kurumlar vergisi politikasıyla öne çıkan İrlanda örneğine işaret ederek dengeli bir vergi iyileştirmesinin yatırım çekme ve gelir artışı açısından olumlu sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor. Bu yaklaşımın Türkiye'de üretim, ihracat ve istihdam üzerinde destekleyici etki yaratması beklenirken, iş dünyası açısından daha öngörülebilir bir mali çerçevenin de önem kazandığına dikkat çekiliyor.
Türkiye’nin döviz kazandırıcı faaliyetleri artırmaya yönelik vergi düzenlemelerini daha önce gündeme getirmiştik; düzenleme, hizmet ihracatında vergi indirimini gelirin Türkiye’ye getirilmesi şartıyla genişletiyor. Ayrıca yurt dışı iştirak kazançlarında istisna koşullarını esneterek daha düşük iştirak oranıyla daha yüksek istisna uygulanmasının önünü açıyor.
En Son Government Haberleri
- Forex
- Crypto