Türkiye yabancı yatırım teşviklerini genişleten yasa teklifini Meclis'e sundu

Türkiye yabancı yatırım teşviklerini genişleten yasa teklifini Meclis'e sundu
Türkiye'den yatırım teşviki

Türkiye, yabancı yatırımcıyı ve yüksek katma değerli faaliyetleri çekmeyi hedefleyen 15 maddelik bir yasa teklifini TBMM gündemine taşıyor. Teklif, yurt dışı gelirlerde uzun süreli vergi muafiyetinden İstanbul Finans Merkezi ve ihracat odaklı kurumlar için genişletilmiş vergi indirimlerine kadar uzanan düzenlemeler içeriyor.

Öne Çıkanlar

  • TBMM'ye sunulan teklife göre, Türkiye'ye taşınan ve son üç yılda yurtdışında yaşayan kişilerin yurtdışından elde ettiği gelir 20 yıl gelir vergisinden muaf tutulacak.
  • İstanbul Finans Merkezi'nde katılımcı belgesiyle faaliyet gösteren kurumlar için kurumlar vergisi kazanç indirimi oranı yüzde 50'den yüzde 100'e çıkarılırken, süre 2047'ye kadar uzatılıyor.
  • 31 Temmuz 2027'ye kadar yurtdışındaki para, döviz, altın ve benzeri varlıklarını Türkiye'ye bildiren ve transfer edenler için vergi incelemesi ve ek vergi uygulanmayacak.

Vergi teşviklerinin kapsamı ve süreleri

Dünya.com'un aktardığına göre, TBMM'ye sunulan teklif, Türkiye'de yerleşik sayılan kişilerin Türkiye'ye gelmeden önceki son 3 yılda ülkede yaşamamış ve vergi mükellefi olmamış olmaları şartıyla, yurt dışında elde ettikleri gelirlerin 20 yıl boyunca gelir vergisinden muaf tutulabilmesini öngörüyor. Nitelikli hizmet merkezlerinde çalışanlara da asgari ücret istisnasına ek olarak, brüt asgari ücretin 4 katına kadar olan gelirleri için gelir vergisi avantajı getiriliyor.

İstanbul Finans Merkezi'nde çalışanlar için bu sınır 6 kat olarak uygulanıyor, Cumhurbaşkanı ise bu oranları artırma yetkisini elinde bulunduruyor. Teklif ayrıca, gelir vergisi istisnasından yararlananlarda istisna süresi içinde veraset yoluyla mal intikalinde vergi oranının yüzde 1 olarak uygulanmasını düzenliyor.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı kriterlerine göre teknogirişim şirketi niteliği taşıyan işverenlerin hizmet erbabına bedelsiz veya indirimli verdiği pay senetlerinde de vergi istisnası öngörülüyor. Buna göre, ücret sayılan pay senetlerinin verildiği tarihteki rayiç değerinin, ilgili yıldaki bir yıllık brüt ücret tutarının iki katını aşmayan kısmı gelir vergisinden istisna ediliyor.

İFM, ihracat ve varlık transferlerinde beklenen etki

Kurumlar Vergisi Kanunu kapsamındaki transit ticarete ilişkin kazanç indiriminin kapsamı da genişletiliyor. Bu çerçevede, İstanbul Finans Merkezi'nde katılımcı belgesiyle faaliyet gösteren kurumların kazanç indirimi oranı yüzde 50'den yüzde 100'e çıkarılıyor, İFM dışında faaliyet gösteren kurumlara ise yüzde 95 kazanç indirimi imkanı tanınıyor.

Nitelikli hizmet merkezleri için de benzer bir yapı kuruluyor. Bu kurumlara, İFM'de katılımcı olmaları halinde yüzde 100, İFM dışında faaliyet göstermeleri halinde ise yüzde 95 oranında kazanç indirimi teşviği sağlanıyor. Üretim ve ihracatı destekleme hedefiyle, genel kurumlar vergisi oranı yüzde 25 olarak korunurken, ürettiklerini ihraç eden imalatçıların bu işlemlerden doğan kazançlarına 16 puan indirimle yüzde 9, ihracat yapan diğer kurumların münhasıran ihracattan elde ettiği kazançlara ise 11 puan indirimle yüzde 14 oranı uygulanıyor.

Teklif, yurt dışındaki para, döviz, altın ve benzeri varlıkların Türkiye'ye getirilmesini de teşvik ediyor. Buna göre, 31 Temmuz 2027'ye kadar bildirim yapılması ve bildirimi izleyen iki ay içinde varlıkların Türkiye'ye transfer edilmesi şartıyla, bu varlıklar için vergi incelemesi veya ek vergi tarhiyatı yapılmaması planlanıyor.

İstanbul Finans Merkezi'nde katılımcı belgesi alarak finansal faaliyette bulunan kuruluşlar için yüzde 100 kurumlar vergisi indiriminin süresi de 2047 yılına kadar uzatılıyor. Bu kuruluşlara kuruluş ve izinleri kapsamında finansal faaliyet harçlarında sağlanan 5 yıllık muafiyetin 20 yıla çıkarılması da, finans sektöründe uzun vadeli yatırım kararlarını desteklemeyi amaçlıyor.

Daha önce Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da kamu ve özel sektör yatırımlarının hızlandırılmasına yönelik verilen mesajları aktarmıştık. Haberde, güven ve altyapı odaklı adımların yanı sıra sulama projeleri ve OSB genişlemeleriyle tarım ve sanayide üretim kapasitesinin kalıcı biçimde güçlendirilmesinin hedeflendiği vurgulanıyordu.

Bu materyal üçüncü taraf görüşlerini içerebilir, bu web sayfasındaki hiçbir veri ve bilgi Feragatnamemize göre yatırım tavsiyesi teşkil etmez. Katı Editoryal Dürüstlük ilkelerine bağlı kalmamıza rağmen, bu gönderi ortaklarımızın ürünlerine referanslar içerebilir.