ASO, sağlık sanayii için savunma modelinin uygulanmasını istiyor

ASO, sağlık sanayii için savunma modelinin uygulanmasını istiyor
Sağlıkta savunma hamlesi

Ankara Sanayi Odası, küresel üretim eksenindeki kaymanın sanayi politikalarını yeniden öne çıkardığı bir dönemde sağlık alanında daha merkezi bir yapılanma çağrısı yapıyor. ASO Başkanı Seyit Ardıç, Türkiye'nin sağlık üretiminde mevcut kapasitesini daha koordineli bir yapıyla birleştirerek dışa bağımlılığı azaltabileceğini ve firmaların ölçek büyütebileceğini söylüyor.

Öne Çıkanlar

  • ASO Başkanı Seyit Ardıç, savunma sanayiindeki merkezi modeli sağlık sanayiine uygulayacak güçlü bir 'Sağlık Endüstrisi Başkanlığı' kurulmasını önerdi.
  • Yeni model ile tıbbi cihaz, biyoteknoloji, ilaç ve sağlık teknolojilerinde kamu alımları, yerli üretim, AR-GE ve ihracat tek vizyonda birleşecek.
  • Ardıç, Çin'in 1990'daki yüzde 3'lük küresel imalat payını bugün yaklaşık üçte bire çıkardığını, Türkiye'nin payının ise yüzde 0,86'dan 1,3'e yükseldiğini belirtti.

Sağlık sanayiinde merkezi koordinasyon çağrısı

Dunya.com'un aktardığına göre, ASO'nun haziran oda meclisi ile 2. ve 3. OSB müteşebbis heyet müşterek toplantılarında konuşan ASO Başkanı Seyit Ardıç, ekonomide yılın ilk yarısında risk algısının sürdüğünü, jeoekonomik ve politik kopuşların derinleştiğini belirtiyor. Ardıç, dünya ekonomisini anlamak için yalnızca büyüme, enflasyon ve faiz kararlarına bakmanın yeterli olmadığını, daha derin dönüşümün merkezinde sanayi, üretim ve teknolojinin yer aldığını ifade ediyor.

Ardıç, savunma sanayiinde kurulan planlı yapının sağlıkta da uygulanabileceğini söyleyerek, güçlü koordinasyon ve yönlendirme yetkisine sahip bir "Sağlık Endüstrisi Başkanlığı" öneriyor. Bu yapının tıbbi cihaz, biyoteknoloji, ilaç, tıbbi yazılım, sağlık teknolojileri ve sarf malzemeleri gibi alanlarda kamu alımları, yerli üretim, AR-GE destekleri, yatırım teşvikleri ve ihracat hedeflerini tek bir vizyonda birleştirebileceğini kaydediyor.

Ardıç'a göre böyle bir model, arz-talep dengesinin daha sağlıklı yönetilmesini, kritik ürünlerde dışa bağımlılığın azalmasını ve şirketlerin ölçek büyüterek teknoloji geliştirmesini sağlayabilir. Türkiye'nin sağlık alanında yetkin firmalar, üniversiteler, teknoparklar ve AR-GE merkezleri bulunduğunu vurgulayan Ardıç, önerilen yapının bu kapasite için mimari rol üstlenebileceğini dile getiriyor.

Küresel üretim kayması ve sanayi vurgusu

Konuşmasında küresel imalat sanayiindeki güç kaymasına da dikkat çeken Ardıç, 1990'da dünya imalat sanayiinden yüzde 3 pay alan Çin'in bugün küresel üretimin yaklaşık üçte birini gerçekleştirdiğini söylüyor. Aynı dönemde U.S.'nin payının yüzde 23'ten yüzde 16'ya, Japonya'nın yüzde 13'ten yüzde 5'e, Almanya'nın ise yüzde 9'dan yüzde 4'e gerilediğini, Türkiye'nin payının da yüzde 0,86'dan 1,3'e çıktığını aktarıyor.

Teknoloji üretme kapasitesi, yapay zeka, veri hakimiyeti ve kritik ham maddelere erişimin yeni dönemin temel belirleyicileri haline geldiğini belirten Ardıç, üretimin yer değiştirmesiyle birlikte finans, lojistik, savunma ve diplomasinin de yeniden şekillendiğini ifade ediyor. Çin'in ölçek ekonomisi, devlet destekleri, enerjiye erişim, lojistik kapasitesi, teknoloji yatırımları ve uzun vadeli sanayi politikasıyla dünyanın üretim merkezi haline geldiğini söylüyor.

Sanayisi olmayan bir ülkenin ekonomisi, diplomasisi ve savunmasının uzun süre ayakta kalamayacağını vurgulayan Ardıç, sanayicinin kazancının şirket karının ötesinde yatırım, istihdam, ihracat, vergi ve teknoloji üretimi anlamına geldiğini kaydediyor. Türkiye'nin güçlü girişimci ve üretim potansiyelinin dağınık bırakılmaması gerektiğini, bunun ortak bir üretim hedefinde birleştirilmesinin ülkenin geleceği açısından kritik olduğunu belirtiyor.

Daha önce, makine imalat sanayisinin Ocak-Mayıs döneminde 11,4 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini; miktar bazında düşüş sürerken birim ihracat değerindeki artışın kaybı sınırladığını aktarmıştık. Avrupa pazarındaki daralma ile enerji ve lojistik maliyetleri nedeniyle sektörün finansmana erişim ve teknoloji/otomasyon yatırımlarını öne çıkarması gerektiği, rekabet gücünü korumak için destek mekanizmalarının önem kazandığı vurgulanmıştı.

Bu materyal üçüncü taraf görüşlerini içerebilir, bu web sayfasındaki hiçbir veri ve bilgi Feragatnamemize göre yatırım tavsiyesi teşkil etmez. Katı Editoryal Dürüstlük ilkelerine bağlı kalmamıza rağmen, bu gönderi ortaklarımızın ürünlerine referanslar içerebilir.