Avrasya Tüneli, sürdürülebilirlik performansıyla Türkiye ekonomisine 2,6 milyar dolar katkı sağlıyor
İstanbul içi ulaşım altyapısında öne çıkan Avrasya Tüneli, 2024-2025 Sürdürülebilirlik Raporu kapsamında ekonomik, çevresel ve yönetişim etkilerini paylaşıyor. Tünel, 9 yıllık işletme döneminde zaman tasarrufu, yakıt ve emisyon azalımı ile kaza maliyetlerindeki düşüş sayesinde Türkiye ekonomisine yaklaşık 2,6 milyar dolar katkı sunduğunu bildiriyor.
Öne Çıkanlar
- Avrasya Tüneli, 9 yıllık işletme döneminde Türkiye ekonomisine toplam 2,6 milyar dolar katkı sağladı ve günlük ortalama 77 bin araç geçişini aştı.
- 2023 son çeyreğinde başlayan ve 2024-2025'te devam eden yüzde 30 gelir paylaşımı, kamuya doğrudan gelir ve sürdürülebilir iş modeli sağlıyor.
- Yıllık elektrik tüketimini yüzde 80 azaltan ve tamamen yenilenebilir enerji kullanan tünel, 2024-2025 döneminde karbon nötr statüsünü sürdürerek ESG ilkelerine uygunluğunu teyit ediyor.
Trafik performansı ve sürdürülebilirlik göstergeleri
Dünya.com'un aktardığına göre, şirket açıklamasında Avrasya Tüneli'nin Türkiye'den Yapı Merkezi ve Güney Kore'den SK Ecoplant tarafından Kamu Özel Sektör İşbirliği modeliyle hayata geçirildiği ve 9 yıllık işletme döneminde 180 milyonun üzerinde yolculuğa güvenli ve kesintisiz hizmet verdiği belirtiliyor.Rapora göre tünelden 2025'te günlük ortalama 77 bin araç geçiyor. Bu seviye, garanti edilen trafik miktarının yüzde 8 üzerinde gerçekleşirken, garanti üzerindeki her geçiş için kamuyla yüzde 30 gelir paylaşımı yapılıyor.
Tünel, açıldığı günden bu yana toplam 180 milyon araç geçişine ev sahipliği yapıyor. İşletme sürecinde kullanıcılarına geçiş başına 77 dakika olmak üzere toplam 250 milyon saat zaman kazandırdığı, 304 bin ton yakıt tasarrufu sağladığı, 139 bin ton emisyonu azalttığı ve toplam 687 milyon araç kilometre azalımıyla kaza maliyetlerini düşürdüğü ifade ediliyor.
Elektrik tüketiminin tamamını yenilenebilir kaynaklardan sağlayan proje, Uluslararası Yeşil Enerji Sertifikası, I-REC kapsamında yer alıyor. Sera gazı emisyonlarını ISO 14064 standardına göre hesaplayıp karbon kredileriyle dengeleyen tünel, 2024-2025 döneminde karbon nötr proje statüsünü koruyor.
Avrasya Tüneli ayrıca 9 yılda yapılan sistem iyileştirmeleriyle yıllık elektrik tüketimini yüzde 80 azaltarak 6,5 milyon kilovatsaat seviyesine düşürüyor. Çatı güneş enerjisi santrali ve bu yıl alınan ISO 14046 Su Ayak İzi Sertifikası da çevresel yönetim altyapısını destekliyor.
İstanbul mobilitesi ve kurumsal model üzerindeki etkiler
Kurum içinde geliştirilen Türk patentli Pacemaker, Hız Düzenleyici Hareketli Aydınlatma Sistemi, tünel içindeki ani hız düşüşü kaynaklı trafik sıkışıklıklarını yüzde 69, egzoz salımlarını ise yüzde 12'ye kadar azaltıyor. Trafik verimliliğini yüzde 8,5 artıran uygulama, geçen yıl UNECE tarafından Özel Övgü ödülüne layık görülüyor.ESG ilkeleri doğrultusunda yürütülen inşaat ve işletme faaliyetleri sonucunda Avrasya Tüneli, Mavi Nokta Ağı Sertifikası'nı almaya hak kazanan dünyanın ilk projesi oluyor. Bu çerçeve, altyapı yatırımının yalnızca ulaşım kapasitesiyle değil, yönetişim ve sürdürülebilir finansman yaklaşımıyla da konumlandığını gösteriyor.
Avrasya Tüneli Operasyon Genel Müdür Yardımcısı Murat Gücüyener, İstanbul'un trafikte zaman kaybının yüksek olduğu şehirlerden biri olduğuna dikkat çekerek tünelin her gün 80 binden fazla yolculuğa ev sahipliği yaptığını belirtiyor. Gücüyener, gerçek zamanlı veri takibiyle operasyonların sürekli uyarlandığını ve kullanıcılar için günlük 77 dakikalık zaman tasarrufu sağlandığını ifade ediyor.
Avrasya Tüneli Finans Genel Müdür Yardımcısı Sidem Yavrucu ise 1,2 milyar dolar yatırım maliyetiyle hayata geçirilen projenin 9 yıllık işletme döneminde ülke ekonomisine 2,6 milyar dolar katkı sağladığını bildiriyor. Yavrucu, 2023 yılı son çeyreğinde başlayan ve 2024 ile 2025'te devam eden gelir paylaşımı aşamasının, kamunun doğrudan fayda elde ettiği sürdürülebilir iş modeline işaret ettiğini kaydediyor.
Şirket, 2025 yılında Great Place to Work Sertifikası almaya hak kazandığını, üst yönetimde yüzde 33 ve yönetici seviyesinde yüzde 50 kadın temsil oranına ulaştığını belirtiyor. Faaliyet döneminde etik ihlal yaşanmamış olması da kurumsal yönetişim ve şeffaflık performansının öne çıkan unsurları arasında yer alıyor.
Daha önce TÜİK’in Mayıs 2026 Hizmet Üretim Endeksi verilerini ele alarak hizmet sektöründe hem yıllık hem aylık bazda zayıflama sinyaline dikkat çekmiştik. Endeksteki gerilemede özellikle ulaştırma ve depolama ile bilgi ve iletişim kalemlerindeki düşüş öne çıkarken, konaklama-yiyecek ve bazı mesleki hizmetlerde artışların daha sınırlı bir toparlanmaya işaret ettiğini belirtmiştik.
En Son Turkey Haberleri
- Forex
- Crypto