Pavlo Kot

KGK, finans kuruluşları için sürdürülebilirlik raporlamasını sıkılaştırırken 2026 geçiş kolaylıklarını genişletiyor

KGK, finans kuruluşları için sürdürülebilirlik raporlamasını sıkılaştırırken 2026 geçiş kolaylıklarını genişletiyor
KGK'dan yeni raporlama adımı

Türkiye'de sürdürülebilirlik raporlama kuralları, finans kuruluşlarının bazı tercih alanlarını daraltan ve şirketlere uyum sürecinde ek esneklik tanıyan iki ayrı düzenlemeyle yeniden şekilleniyor. 22 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan kararlar, 2026 raporlama döneminde hangi yükümlülüklerin zorunlu, hangi geçiş hükümlerinin ise devam ettiğini daha net hale getiriyor.

Öne Çıkanlar

  • KGK, 19 Ekim tarihli 01/46754 sayılı kararıyla, belirli banka ve mali kuruluşlara sürdürülebilirlik raporlamasını 2026'dan itibaren zorunlu hâle getiriyor.
  • Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları'nı ilk kez uygulayanlara yönelik geçiş kolaylıkları, 2026 raporlama dönemi için ek zaman ve sınırlı açıklama muafiyetiyle genişletiliyor.
  • 2026'da TSRS 1'in TSRS 2 ile sınırlı uygulaması devam eden işletmeler, iklim dışı sürdürülebilirlik karşılaştırmalı verilerini 2027 raporlarında açıklamama hakkına sahip olacak.

Finans kuruluşları için zorunluluklar ve 2026 geçiş rejimi

Dünya'nın Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu’na dayandırdığına göre, 19 Ekim tarihli 01/46754 sayılı karar, bazı banka ve banka dışı mali kuruluşlara tanınan sürdürülebilirlik raporlamasını isteğe bağlı bırakma imkânını kaldırıyor. Düzenleme, 1 Ocak 2026 veya sonrasında başlayan raporlama dönemlerinde geçerli oluyor ve bu nedenle 2026 yılı için hazırlanacak raporları da kapsıyor.

Kaldırılan hüküm, Borsa İstanbul'da payları işlem görmeyen ve belirli büyüklük koşullarını karşılayan banka ve banka dışı mali kuruluşları ilgilendiriyor. Önceki çerçevede, bir önceki yıl sonu itibarıyla şube sayısı biri veya çalışan sayısı 250 kişiyi aşmayan kuruluşlar, Kapsam 3 sera gazı emisyonlarını açıklama zorunluluğundan muaf oldukları dönemlerde sürdürülebilirlik raporu hazırlayıp hazırlamamayı seçebiliyordu.

Yeni kararla bu tercih hakkı ortadan kalkıyor, ancak bu değişiklik bütün bankalar için tüm yükümlülüklerin aynı anda sertleştirildiği anlamına gelmiyor. Düzenleme, sürdürülebilirlik raporunun hazırlanması ile Kapsam 3 emisyonlarının açıklanmasını ayrı başlıklar olarak ele alıyor ve Kapsam 3'e ilişkin diğer geçiş hükümleri kendi koşulları içinde uygulanmaya devam ediyor.

Kapsam 3 emisyonları, işletmenin doğrudan faaliyetleri ve satın aldığı enerjinin ötesinde, değer zinciri boyunca oluşan dolaylı sera gazı emisyonlarını içeriyor. Finans kuruluşlarında bu kapsam, kredi ve yatırım faaliyetlerine bağlı finanse edilen emisyonları da kapsayabildiği için veri toplama ve hesaplama süreçleri daha geniş bir operasyonel hazırlık gerektiriyor.

Şirketler için raporlama takvimi ve karşılaştırmalı veri etkisi

KGK'nın aynı tarihte yayımlanan 01/46753 sayılı diğer kararı ise, Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları'nı ilk kez uygulayan işletmelere tanınan bazı geçiş kolaylıklarını 2026 raporlama dönemi için genişletiyor. Buna göre işletmeler, sürdürülebilirlik raporlarını finansal raporlarıyla aynı tarihte yayımlamak zorunda kalmadan ek zaman esnekliğinden yararlanabiliyor.

Karar ayrıca, TSRS 1'in belirli koşullarda yalnızca iklimle ilgili açıklamaları düzenleyen TSRS 2 ile sınırlı uygulanmasına yönelik muafiyetin 2026 raporlarında da kullanılabilmesini sağlıyor. Böylece daha önce bu imkândan yararlanan şirketler, iklim dışındaki tüm sürdürülebilirlik risk ve fırsatlarını aynı anda raporlama yükümlülüğüyle karşı karşıya kalmıyor.

Düzenlemenin bir diğer ayağı, karşılaştırmalı bilgilerin açıklanmasına ilişkin geçiş süresini etkiliyor. 2026 yılında TSRS 1'i TSRS 2 ile sınırlı uygulama muafiyetinden yararlanmaya devam eden işletmeler, iklim dışındaki sürdürülebilirlik risk ve fırsatlarına ilişkin bazı karşılaştırmalı bilgileri 2027 raporlarında açıklamama kolaylığı elde ediyor.

Bu yaklaşım, şirketlerin geçmiş dönem verilerini yeni yöntemlerle geriye dönük üretmekte yaşayabildiği zorlukları hafifletmeyi amaçlıyor. Buna karşın kararlar, sürdürülebilirlik raporlamasının genel olarak ertelendiği veya şirketlerin tüm açıklama yükümlülüklerinden muaf tutulduğu anlamına gelmiyor; hangi kolaylıkların kullanılabileceği, işletmenin önceki muafiyetlerine ve ilgili standartların şartlarına bağlı kalıyor.

Bankacılık sektöründe 9 Ekim haftasına ilişkin BDDK verilerindeki kredi ve mevduat görünümünü daha önce ele almıştık. Buna göre toplam kredi hacmi ve mevduat gerilerken, tüketici kredileri artmış; takipteki alacaklar ise yaklaşık 929 milyar TL seviyesine yükselerek aktif kalitesi ve risk maliyetlerinin yakından izlendiğine işaret etmişti.

Bu materyal üçüncü taraf görüşlerini içerebilir, bu web sayfasındaki hiçbir veri ve bilgi Feragatnamemize göre yatırım tavsiyesi teşkil etmez. Katı Editoryal Dürüstlük ilkelerine bağlı kalmamıza rağmen, bu gönderi ortaklarımızın ürünlerine referanslar içerebilir.